Süt dişleri doğumdan yaklaşık 6 ay sonra sürmeye başlar ve 2.5-3 yaşında sürmeleri tamamlanır. Ağız içinde toplamda 20 adet bulunan süt dişleri çocuğun gelecekteki ağız sağlığı ve çene gelişimi üzerinde oldukça etkilidir. Bu yüzden süt dişlerinde görülen herhangi bir rahatsızlığın ‘Nasıl olsa düşecek, yeni diş gelecek!’ düşüncesiyle tedavi edilmemesi ya da ihmal edilmesi çeşitli sıkıntılara sebep olabilir. Süt dişleri beslenme, konuşma, gelecek olan dişler için yer tutma ve çene gelişimi açısından dikkatli değerlendirilmelidir. Süt dişinde görülen çürükler çocuğun yemek yemesine engel olarak beslenmesini bozabilir ve büyüme-gelişimini etkileyebilir. Süt dişindeki çürüğün tedavisinin ihmaline bağlı erken çekim gerektiren dişler hem yemek yemeye engel olabilir hem de çene gelişimini etkileyerek gelecek olan dişlerin çene kemiği üzerindeki pozisyonunu bozabilir. Ayrıca konuşmanın öğrenildiği dönemde ön süt dişlerinin erken kaybı bazı harflerin (f,v,s,z,t) telafuzunda problemlere sebep olabilir ve belki bu durum alışkanlığa dönüşebilir. Yine erken çekilen azı dişleri varlığında komşu dişler çekim boşluğuna eğilip gelecek olan daimi dişin yerini daraltabilir. Bu durum çapraşıklığa sebep olabilir. Bununla birlikte eksik dişler estetik kaygı oluşturarak çocuklarda özgüven kaybı ve psikolojik sorunlara yol açabilir. Tüm bu sebepler göz önünde bulundurularak süt dişlerinin daimi dişler için bir rehber oluşturduğu unutulmamalıdır. Süt dişlerindeki tedavilerin amacı ağrıyı ortadan kaldırmak, çürüğün ilerlemesine ve enfeksiyon oluşturmasına-yayılmasına engel olmak, çiğneme, konuşma ve estetiğin idamesi sağlamak ve süt dişlerinin normal düşme zamanları gelene kadar ağızda kalmasını sağlamak olarak sayılabilir. Her çocuk 6-12 ayda bir ağız ve diş sağlığı yönünden bir hekim tarafından kontrol edilmelidir. Bu kontrol randevularında çocuğun tedavi ve koruyucu tedavi uygulamalarına gereksinimi, ağız hijyeni ve gelecek daimi dişlerin konumu değerlendirilir. Mevcut çürükler çocuğun yaşı, dişteki çürük derinliği, altından gelecek daimi dişleri etkileme olasılıkları göz önünde bulundurularak gereken tedaviler planlanır. Eğer çocukta henüz bir ağrı başlamadan bu kontrol randevularına gereken önem verilirse hem tedavi süresi hem çocuğun tedaviye olan uyumu hem de kompleks tedavilere olan ihtiyaç azalır. Çocuklara uygulanan diş tedavileri dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi, fissür örtücü, yer tutucu, koruyucu flor ve vernik uygulamaları, ve diş kaplamalarıdır. Bu tedaviler arasında fissür örtücü uygulamaları özellikle karışık dişlenme döneminde oldukça önemlidir. Yaklaşık 6 yaşında her bir yarım çenede çene arkının sonunda herhangi bir süt dişi karşılığı olmayan 6 yaş dişi-1.daimi büyük azı dişi olarak adlandırılan diş ağız içine sürmektedir. Bu diş çoğu kez süt dişi sanılıp gerekli önem gösterilmediğinde erkenden çürüyüp ve çürüğün ilerlemesiyle çekim gerektirebilecek bir duruma gelebilir. Kalıcı diş olan bu dişin kaybı ile karşılaşmamak için özellikle bu dişlere uygulanan fissür örtücüler koruyuculukta önemli bir tedavidir. Fissür örtücü uygulaması ile dişlerin çiğneyici yüzeyinde bulunan, sıklıkla çürüklerin başlangıç noktası olan ve fissür olarak adlandırılan girintili kısımların “fissur sealant” olarak adlandırılan maddelerle kapatılarak bu bölgelerde oluşacak besin retansiyonu sonucunda oluşan çürüklerin engellenmesi amaçlanır. Çürük aşısı olarak da bilinen bu uygulama diş üzerinde herhangi bir aşındırma işlemi gerektirmediğinden ağrısız ve kısa süreli bir işlemdir.