Kıymetli okurlarım bu haftaki köşe yazımın konusu hepinizin belki uzun zamandır düşündükleriniz ya da düşündükçe aklınıza geldikçe sizinde içinizin bazen sızlamasına sebep olan, eğer önlem almazsak ileride çocuklarımızın torunlarımızın göremeyeceği yaban hayatını nasıl koruyabiliriz bunun için çözüm arayalım.
Kıymetli okurlarım bugünlerde gerek işim gereği gerek araştırma amaçlı ve köydeki kendi bahçeme bahar bakımı için gidip gelmemden dolayı gözlemlediğim bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bizim çocukluğumuzda sabah kalktığımız zaman kuş sesleri ile uyanırdık gün boyu kuş seslerinin arasında günümüz geçerdi. Ekim dikim için tarlalarımıza çilediğimiz tohumları kuşlar bizden önce toplamaya çalışırdı. Kimisi kendi karnını doyurmak için kimisi yuvada bekleyen yavruları için yiyecek toplama peşindeydiler. Yani tüm 24 saatimiz doğal hayatla iç içe kuş cıvıltıları arasında geçerdi. Akşam olur kurtların uluma sesi baykuşların, çakalların, tilkilerin gece boyu gelen seslerini evlerimizin çardak altında dinler onlarla iç içe yaşardık.
Sabah erkenden horozlarımız ötmeye başlar, günün ilk ışıklarıyla beraber serçeler, kara tavuklar, bozalaklar, kör tavuklar, göğsü kızıllar, yaban güvercini, çulluk alakabış, karga ,Kırlangıç,yırtıcı kuş türleri, baykuşlar, kartallar şahinler. Bunların hepsi ile iç içe yaşardık. Gel gör ki son zamanlardaki izlenimlerim içler acısı. Yerleşim alanlarının ve şehirleşmenin hızla büyümesi, gerek orman yangınları sonucu nesillerinin azalması yaşam alanlarının yanıp kül olması , su kaynaklarının yanlış kullanımı ve kuraklıktan dolayı azalmış olması yaban hayatı bitme noktasına getirmiş durumda. Buradan tüm avcılara ve yetkililere bir çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen en az 2 sene bağa bahçeye veya kendi kümes hayvanlarımıza zarar veren yırtıcı türler hariç keklik, tavşan, bozalak, karatavuk,yaban güvercini,bıldırcın ve tüm göçmen kuş türleri,yaban keçileri,geyikler dahil 2 yıl boyunca Toroslar'da avlanmayı yasaklayalım. Bir fili bir aslanı öldürebilecek bir fişekle bir tüfekle küçücük kuşun peşine düşmeyelim, nesilleri tükenmek üzere olan bu minik dostlarımızı yok etmeyelim.
Bizler bir sene kuş eti yemezsek hiçbir şey olmaz. Ama gelecek nesiller doğal dengeyi bozarsak bu minik dostlarımızı göremezler. Hem dünyamızın geleceği hem kendi geleceğimiz için Avcılar derneği Başkanımız Sn. Erhan Demir, Av Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü yetkililerimizi ve güvenlik güçlerimizi Toroslar'da 2 yıl avlanmaya kısıtlama getirmek için gerekli çalışmaları yapmaya davet ediyorum.
Bilinçli avlanan avcı dostlarımıza selam olsun. Hep beraber bilinçsiz avlanmanın önüne geçelim, bu katliama hep beraber dur diyelim. İki sene doğa ve hayvan dostu olarak yaşayalım. Ne dersiniz?