Kıymetli okurlarım bu haftaki köşe yazımda birçoğumuzun belki aynı şeyleri düşündüğü ama dile getiremediği taziye evlerinden ve ikramlardan bahsetmek istiyorum.
Kıymetli Alanya Posta Medya okurları, son yıllarda cenaze evlerinde cenaze sahipleri acısını neredeyse yaşayamaz oldu. Gelene gidene ikramda bulunup yedirip içireceğiz diye öyle bir adet türedi ki üç gün boyunca cenaze evleri ikram evine adeta bir lokantaya dönüşüyor.
Cenazeyi hiç tanımayanlar bile taziye çadırını gördüğünde karnını doyurmak için oraya gidiyor. Tabii ki ikramlaşmak yedirip içirmek güzel bir şey ama taziye evinin amacı cenaze sahiplerinin acısını paylaşmaktır. Karın doyurma yeri değildir. Gel gör ki son zamanlarda cenaze daha morga indirilmeden cenaze kefenlenip mezarlığa ulaşmadan aşçı, çaycı, şebitçi aranıyor. Cenaze evinin önünde şepit tezgahları yemek kazanları gelmeye başlıyor. İmkanı olan var tamamda, olmayan belki de borçlanıp ikramda bulunmaya çalışıyor. Kendini mecbur hissediyor. Çünkü kamuoyunda öyle bir algı oluştu ki sanki ikramda bulunmazsa “Elalem ne der komşular kınar, ayıplanır” algısı oluşmaya başladı. Bu çok yanlış bir şey. Gelin özümüze dönelim cenaze evinde bir sürü insanla tokalaşıldığı için girerken çıkarken elimize bir kolonya ya da dezenfektan sürelim ağzımızı tatlandırmak için bir şeker ikram edelim yeterli.
Cenaze çadırlarında öğlen ayrı yemek akşam ayrı yemek bunlara bir son verelim. Yapan var yapamayan var. İkramda bulunamayanlar borç edip yeme içme ikramında bulunmaya çalışıyorlar. Çevrelerine karşı mahçup olmamak adına limiti olmayan kredi kartının limitini yükselttirip yemek malzemesi alan şahit olduğum arkadaşlar var.
Buradan bu işe el atacak bakanlık, valilik,kaymakamlık,belediye,müftülük, tüm kurumlara çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen radikal bir karar alın ve makul bir düzenleme getirin.İmkanı olan aileler ölmüşleri için gösterişli ikramlar yerine 2 çocuğun eğitimini üstlenip hayata kazandırsınlar, büyük hayır işlemiş olurlar. Ölenlerimize rahmet geride kalanlara sağlıklı sıhhatli ömürler diliyorum. Kalın sağlıcakla…