Bunun nedeni de ortada. Bir koltukta 40 yıl oturuyorsan, 'Gelsin maaş' diyorsan ve o koltuktan kalkıp, öğrencinin adını bile bilmiyorsan, derdiyle dertleşmiyor, sorun çözmüyorsan, Alanya, üniversite sınavlarında Antalya'da başarılı ilçeler arasında 14'ncü sırada da olur, 17'nci sırada da. Kusura bakma arkadaş. O zaman o koltukta bırak 40 yılı, 80 yılda otursan, Alanya'daki eğitimin geleceği için adım atmıyorsan, elini taşın altına koymuyorsan, çocukların geleceği için bir şey yapmıyorsan, o zaman o koltukta oturmanın bir anlamı yok. Ülkenin geleceği aydınlık diyoruz ama Alanya'da aydın gençler yetişmesine katkı sunmuyorsan, sadece o koltukta oturarak, biraz fazla maaş alayım diye kendini düşünüyorsan, o zaman ben de o koltukta seni 40 yıl oturtan devletime hakkımı helal etmem. Onun içinde bir okul müdürü başarısızsa, kendi okulundan Tıp, Hukuk, Mühendislik ve Eğitim fakültelerine öğrenci gönderemiyorsa, o okul müdürünü 40 yıl değil, 4 yıl bile o koltukta oturtmayacaksın.
Çünkü balık baştan kokar derler ya. Bir okul müdürü, çocuklarımızın geleceği için daha iyi bir eğitim verilmesi için okulunu hazırlamıyorsa, veliler ve öğrencisiyle iç içe olamıyorsa, herkese eşit ve adil eğitim veremiyorsa, o koltukta oturmasının da eğitim adına bir yararı yok demektir. Başarısız olan okul müdürü o koltukta 40 yıl daha otursa, eğitim alan çocuğun önünü açmaz, aksine o çocukların geleceğini de körertir.
Onun içinde ben Alanya'da ve Türkiye'de okul müdürleri, görevden alınınca sokaklara dökülüp, 'Benim hakkımı yiyorlar' diye isyan etmelerine hak vermiyorum, vermek de istemiyorum. Çünkü bugün Alanya'da başarısız olan okul müdürleri görevden alınmış ve yerine de genç, gelecek vaat eden ve eğitim adına iyi işler yapacak isimlerin atanacağına inanıyorum.
Onun içinde Alanya'da görevinden alınan okul müdürleri, 'Ben CHP'liydim, ben MHP'li idim. Ben AKP'ye yakın sendikaya üye olmadım, öyle görevden alındım' diyerek görevden alınmalarını siyasi karar olarak yorumlayabilirler. Ben 26 okul müdürünün görevden alınmasını siyasi karar olarak değerlendirmiyorum. Eğer Alanya'daki 26 okul müdürü AKP'nin emriyle görevden alınmış olsaydı, bugün onların içinde AKP'ye yakın olan Eğitim Bir Sen'e üye olan Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mustafa Coşkunsu ve Duran Karaoğlu gibi isimlerde görevden alınmaz, onlarda en iyi okul ve eğitim kurumlarına atanırlardı. Yani bunun gibi bazı müdürler de AKP'ye yakın Eğitim Bir Sen'in üyesi. Yani demek ki, görevden alınan 26 okul müdürü, siyasi bir kararla görevden alınmamışlar, yapılan sınavlarda başarısız olanlar görevden alınmışlardır.
Yani bu nedenle görevden alınan okul müdürleri, Alanya Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Er'i suçlamak yerine, önce aynaya bir bakmalılar. O müdürler, 'Ya biz 10 yıl veya 40 yıl görevde kaldık. Okulumuz için ne yaptık, çocukların geleceği konusunda ne gibi adımlar attık. Bizi başarısız kılan ve bu müdürlük görevinden alınmamıza neden olan etken nedir?' diye kendi kendilerine bir düşünsünler. Düşünürken, kendilerini de hep haklı görmesinler, bir öz eleştiri yapsınlar.
O müdürler, akşam yataklarına yatsınlar, gece yarısına kadar mışıl mışıl uyusunlar. Sonra gece yarısı kalktıklarında oturup, düşünsünler. O zaman görevden alanları da eleştirmek yerine onlara hak vereceklerine inanıyorum.
Alanya'nın genç, bilgi ve birikimli bir Milli Eğitim Müdürü var. Şehrin üniversite sınavlarında adından başarıyla söz ettirmek isteyen, geleceğin aydın gençlerinin de yetişmesine öncülük eden Hüseyin Er, okul müdürlerine, öğretmenlere de son derece adaletli davranıyor.
Ben inanıyorum ki, Hüseyin Er'in öncülüğünde Alanya'da eğitimin önü açılacak. Yeni nesiller yetişecek, Alanya eğitimdeki başarısıyla bırakın Antalya'yı, Türkiye'deki bir çok İl'i bile geride bırakacaktır. O nedenle kin ve nefret duygularını herkesin bir kenara bırakarak, Er'in sayesinde Alanya'nın başarılı günlere ulaşması için çok önemli adımlar atalım. Eğitimde birlik, beraberliği sağlayalım. Geleceğin Alanyası için aydın gençleri yetiştirelim.