Yaz aylarında çevremizde sıkça aynı cümleleri duyarız: "Sabah kahvaltı yapmıyorum, daha çabuk kilo veririm.", "Öğle yemeğini atlıyorum, akşam biraz yerim." ya da "Havalar sıcak zaten, bütün gün sadece meyve yiyorum." İlk bakışta mantıklı gibi görünen bu alışkanlıklar, aslında kilo verme sürecini hızlandırmak yerine zorlaştırabiliyor. Çünkü sağlıklı kilo vermenin yolu aç kalmaktan değil, vücudun ihtiyaçlarını doğru şekilde karşılamaktan geçiyor.
Toplumda hâlâ "Ne kadar az yersem o kadar hızlı kilo veririm." düşüncesi oldukça yaygın. Oysa vücudumuz bir makine gibi çalışır ve düzenli olarak enerjiye ihtiyaç duyar. Uzun süre aç kaldığımızda kan şekeri düşmeye başlar. Bunun sonucunda halsizlik, dikkat dağınıklığı, sinirlilik ve tatlı isteği gibi durumlar ortaya çıkabilir. Gün içinde bastırılan açlık ise çoğu zaman akşam saatlerinde kontrol edilmesi güç bir yeme isteğine dönüşür.
Danışanlarımda en sık karşılaştığım durumlardan biri de tam olarak budur. Gün boyunca "Hiçbir şey yemedim." diyen kişi, akşam sofraya oturduğunda normalden çok daha fazla yemek tüketebiliyor. Üstelik bu öğünler genellikle ekmek, hamur işleri, tatlılar veya yüksek kalorili atıştırmalıklarla sonlanıyor. Gün içinde alınmayan kaloriler, akşam tek öğünde fazlasıyla telafi edilmiş oluyor.
Yaz aylarında yapılan bir başka hata ise ana öğünleri yalnızca meyveyle geçiştirmek. Elbette meyveler vitamin, mineral ve lif açısından oldukça değerli besinlerdir. Ancak tek başına tüketildiklerinde uzun süre tok tutmaları beklenmez. Protein ve sağlıklı yağ içermeyen öğünler kısa sürede yeniden acıkmaya neden olur. Bu da günün ilerleyen saatlerinde kontrolsüz atıştırmalıkları beraberinde getirebilir.
Peki yazın iştahımız azaldığında ne yapmalıyız? Öğün atlamak yerine porsiyonları mevsime uygun şekilde hafifletmek çok daha doğru bir yaklaşımdır. Yoğurtlu salatalar, zeytinyağlı sebze yemekleri, ayran, kefir, tam tahıllı sandviçler, ızgara tavuk veya balık gibi dengeli seçenekler hem vücudun ihtiyaçlarını karşılar hem de uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur. Elbette yeterli su tüketimini de ihmal etmemek gerekir. Çünkü özellikle sıcak havalarda susuzluk hissi çoğu zaman açlıkla karıştırılabilir.
Unutulmamalıdır ki sağlıklı kilo verme süreci kendinizi aç bırakmakla değil, doğru beslenme alışkanlıkları kazanmakla mümkündür. Hızlı sonuç alma isteğiyle öğün atlamak, kısa vadede tartıda küçük değişiklikler gösterse bile uzun vadede sürdürülebilir değildir. Kalıcı başarı; yasaklarla, açlıkla ya da tek tip beslenmeyle değil, yaşam tarzına uygun, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeniyle elde edilir.
Bu yaz kendinize şu soruyu sorun: Gerçekten kilo vermeye mi çalışıyorum, yoksa sadece aç mı kalıyorum? İkisi aynı şey değildir. Vücudunuzu cezalandırmak yerine onu doğru besleyin. Çünkü sağlıklı bir beden, aç bırakılarak değil; ihtiyaç duyduğu besinlerle desteklenerek güçlenir. Unutmayın, kalıcı kilo kaybının anahtarı açlık değil, sürdürülebilir ve dengeli beslenmedir.