Sapadere'de başlayan Fakırcalı ve Beldibi Mahallelerinde etkili olan orman yangınıyla tarifsiz bir acı yaşadık.
Aynı bölge 2017 yılında da yanmış ve Türkiye'nin en büyük orman yangınlarından birisi olarak gösterilmişti.
Geçen dokuz yılda bölge yavaş yavaş kendine gelmeye çalışırken tekrardan küle döndü.
Benzerine kışın bile az rastlanan şiddetli rüzgara rağmen devletin ilgili kurum ve kadroları ellerinden geleni yaptı, yangın kısa sürede kontrol altına alındı.
Ama çok yer yandı.
Daha 5-6 yaşında ağaçlar, tazecik ormanlar yandı, bitti, kül oldu.
Çok şükür can kaybı yaşanmadı.
Yangına karşı gerçekten başarılı bir mücadele verildi.
Havadan, karadan tüm ekibi kutluyorum.
Şimdi gelelim asıl meseleye.
Yangın neden çıktı?
Kamuoyu, bu kadar derin iz bırakan ve acı yaşatan yangının nedenine dair resmi bir açıklama bekliyor.
Bölgeden elbette bilgiler geliyor ancak resmi açıklamaya itibar etmek en doğrusu.
Ve başka bir konu.
Yani elektrik hatları ve trafolar.
Kırsalın durumu içler acısı.
Trafolar bakımsız, korunaksız, hatlar ise çamaşır ipi gibi yerlerde sürünüyor.
Geçen yaz yaşanan Söğüt yangını ve daha başka küçük çaplı bir çok orman yangınının elektrik kaynaklı çıktığı biliniyor.
Yangın riski nedeniyle kırsalda sürekli enerji kesintisi yaşanıyor.
İlgili kurumlar yatırım yapmak yerine kesinti yapıyor.
Konuyla ilgili sosyal medya üzerinden yaptığım paylaşıma yanıt veren bir takipçim, Tosmur Gölbeleni Yaylası'nda yaşadığını ve iki aydır hiç kesinti olmadığını söylüyor.
Nedeni çok ilginç.
Çünkü orası Konya'dan hizmet alıyormuş.
Karayolunda kaza oluyor diye yol trafiğe kapatılmıyor.
Mesela en çok ölümlü trafik kazasının yaşandığı Demirtaş Kavşağı, yeni düzenleme ile daha güvenli hale getirildi.
Boğulma riski nedeniyle denize giriş yasaklanmıyor, önleyici tedbirler alınıyor.
Örnekleri çoğaltabiliriz.
Yangın riskine karşı da kesinti yapmak yerine yatırım yaparak riski ortadan kaldırmak gerekmez mi?
Tarımla uğraşan vatandaşlar kesintiler nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşıyor.
Siyasi iradenin yatırımlar için devreye girmesi kırsalda yaşayan vatandaşın en büyük beklentisi.