“İnsanlara gülüşünüzü armağan edin” adı altında sosyal proje başlatıyorum. Sloganım bile hazır. “Vizyonumuz gülümsemek, misyonumuz gülümsetmek olsun.” Bağış olarak insanlardan gülücüklerini istiyorum. Böyle deyince ürkütücü oldu sanki. Vampir misali kan istiyorum gibi bir izlenim yarattı da, işte işin aslı öyle değil. Yeri geliyor gülmeyi bile unuttuğumuz günler oluyor.

 Ne kadar tuhaf değil mi?

Telaşlara kendimizi esir ettik. Ağızlarda görünmez prangalar var sanki.

Kafalarınızı gömdüğünüz bilgisayarlarınızdan, tabletlerinizden, telefonlarınızdan zahmet olacak ama kafalarınızı kaldırmanızı rica ederekten, paylaşımlarınızda kullandığınız sempatik olduğu kadar bir o kadar da itici olan yalandan smile’larınızı sanal olmayan gerçek, canlı, kanlı insanlara tanıdık ya da tanımadık fark etmez hafiften de olsa bir tebessüm iyi gitmezmi? Bence, Canlı ya da cansız tüm varlıklar bir gülüşü hak eder.

Çocukları gözlemleme zamanınız oldu mu bilmiyorum. Dikkat ettiyseniz olur olmadık şeylere güldüğünü görürsünüz. Aslında o kadar da kayda değer sorunlarınızın olmadığını fark etmenize yardımcı olur. Belki de mutluluğun şifresi gülüşlerinde saklıdır bilemeyiz. Bence, birilerini örnek alacaksak eğer çocuklar olmalı. Ağlarken bir anda gülmeleri “takdire şayan”.

En güzel eylem gülmektir. İnsanın kendisini ifade etmesinin en kolay ve en etkili yolu da. Tepkilerinizi gülerek anlatın. Arada ömrünüzü de uzatmış olursunuz. Her yönden avantaj.