Yakın silah ve asker arkadaşım “Yüzbaşı Tommiks” başta olmak üzere, “Çelik Bilek Teksas, Baltalı İlah Zagor Tenay, Kızıl Maske, Kaptan Swing, Tom Braks, Red Kit” hatta “Tarkan ve Kara Murat” ve tabi ki bendeniz gibi, dünya çapında ün yapmış “büyük kahramanları” aynı çatı altında toplasak misal…
Ve desek ki…
“İçinizden birisi başkan olacak”…
Aralarındaki “en tecrübeli kahraman” olarak şahsım da dahil, herkesin gönlünden, “başkan ben olmalıyım” fikri geçer doğal olarak…
Kendi kendime olmam ama, “Yüzbaşı Tommiks’e sonuna kadar kefil olurum”, o hariç herkes “birbirinin ayağını kaydırıp” başkanlık koltuğuna oturmak için çaba gösterir…
Bizim yerli kahramanlar Tarkan ve Kara Murat, mevzuya “hatunlardan” başlarlar misal…
Tarkan, yaşı hayli geçkince olan han-hamam sahiplerinin “genç ve güzel karılarından” başlar işe ve, “oyunuzu bana vereceksiniz” diye gider memleketteki tüm hanları tek tek dolaşarak, “hatunların gönüllerini yeniden yapar”…
Kara Murat’ın “faaliyet alanı” daha çok komşu imparatorluklar olduğu için, işe “güzel prenseslerin gönüllerini yaparak” başlar ki, “dış güçlerin yardımıyla” başkanlık koltuğunu kapmanın peşinde olur…
Her kahraman kendi “uzmanlık alanları” ile ilgili konularda çalışıp, gayret göstererek yarışı kazanmak, başkanlık koltuğuna oturmak için elinden geleni yapar yani…
İçlerinde “entrika çevirmek” anlamında bana göre en tehlikelileri olan “Tom Braks ve Kızıl Maske” sayesinde ortaya olmadık “dedikodu” ve olmadık “senaryolar” da atılır belki…
Ama inanın bana bunların çevireceği “entrikalar”, bunların yazacağı “senaryolar”, bunların gireceği “bel altı” kavgalar, şu “CHP’lilerin yaptıklarının yanında solda sıfır kalır”…
Bu CHP’liler yıllardan beri kendi içlerinde öyle “garip”, öyle “anlamsız”, öyle “mantıksız”, öyle “yıkıcı-bölücü” bir tavır içindeler ki, memleketteki “tüm kahramanlar” bir araya gelse, yemin ederim bunların ellerine “su bile dökemezler”…
Örnek istiyorsanız, alın size “CHP’nin Alanya’daki durumu”…
Kapısı “günlerce kapalı kalan”, özel günlerde Atatürk Anıtı’na çelenk bırakacak “iki kişiyi bile bir araya getiremeyecek kadar aciz” durumda olan partiyi alıp, “sırtlayıp”, gece-gündüz, dağ-bayır, yağmur-çamur demeden, bıkmadan-usanmadan çalışarak bu günlere taşıyan İlçe Başkanı Şevki Türktaş ve yönetimine karşı adeta “linç kampanyası” başlatıldı…
Milletvekilliği seçimleri yaklaştı ya, “her kafadan ayrı bir ses çıkıyor…
Kimi “kongre” diyor, kimi “eli kulağında, görevden alınacaklar”…
Ve bütün bunların kılıfı da hazır…
“CHP demokratik bir partidir, parti içi muhalefet her zaman yapılır”…
Yok ya…
Siz “bana bir koltuk verilmedi” diye partinize “sırt çevirin”, yerel seçimlerde “bu yönetim başarılı olmasın” kıskançlığı içerisinde bırakın başka partilere çalışmayı, “gönül verdim” dediğiniz partinizin adayına “oy bile vermeyerek ihanet edin”…
Sonra çıkın, “demokrasi anlayışı” deyin…
Yerim sizin “demokrasi anlayışınızı”…
Hanımlar, beyler bakın…
Şevki Türktaş ve ekibinin, bu partiyi Alanya’da nereden alıp, nereye getirdiğini buradan bir bir anlatmama gerek yok, bunu adınız gibi sizler de çok iyi biliyorsunuz zaten…
Son günlerde bu yönetime “muhalefet” olarak adı ön plana çıkan, Demirtaş’ın eski Belediye Başkanı Mustafa Aras misal…
Ne yapmış?..
Seçim kazanarak, beş yıl belediye başkanlığı yaptığı bölgede, partisini “üçüncü parti konumuna geriletmiş”…
Kendi ismi CHP’nin Belediye Meclis Üyeleri listesinin ilk sıralarında olmasına rağmen hem de…
CHP’li olan hanımlar, beyler bir kere daha bakın…
Siyaset yapmak her şeyden önce “gönül işidir”…
Hiç abartmıyorum tüm zamanını, tüm enerjisini, tüm çabasını, parasını-pulunu, velhasıl “tüm dünyasını” bu parti için harcamış, “emek verip, alın teri dökmüş” Şevki Türktaş gibi isimleri, basit, kısır, anlamsız “sen-ben kavgasına” girerek “küstürmeyin”…
Bu parti adına yıllarca içinde beslediği “başarılı olma azmini, isteğini” dahası “şevkini” kırmayın…
Çok ama çok “iddialı” söylüyorum…
Bu ekip bu partiden “elini-ayağını” çekerse “kendinizin de kuyusunu kazmış” olursunuz…
Bu ekip, kendilerine yapılan “tüm haksızlıklara” rağmen yine iyi sabrediyor…
Ben olsam, “alın tımarınızı, öperim atınızı” der, geçer giderdim…
Olan da CHP’ye olurdu ki, yazık etmeyin Atatürk’ün partisine…