Pandemi döneminde Alanya ekonomisini ayakta tutan inşaat sektörü çöktü. Sektörün çöküşü ile kent ekonomisi de dibe vurdu, yaprak kımıldamıyor. Şirketin biri batarken, diğeri konkordato istiyor. Başlayan inşaatlar durdu, yapılanlar da karınca gibi ilerliyor. Yarım kalan inşaatların yapım sözleşmesi uzatılıyor, başlamayan projeler konusunda müteahhitler ile arsa sahipleri arasında kavga yaşanıyor. Ne yerli, ne de yabancılar konut almıyor. Yabancılar ikamet sorunundan dolayı konuta sıcak bakmıyor, yerli de faizlerden dolayı kıpırdayamıyor.
Sektörün derdi Ankara'ya taşınıyor ama çözümü için adım atan yok. 
Faizsiz kredi imkanı yok, sektörün batışı izleniyor. Kısacası, 'Batarsanız batın' zihniyeti ile bakıyor bizi yönetenler inşaat sektörüne. 
İnşaat sektörü batıyor, turizmin de ondan kalır yanı yok. 
Bolu Kartalkaya'da yanan bir otel içimizi yaktı. Çok sayıda insanımızı kaybettik. Bolu'da otel yandı, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın aklına denetim geldi. 
Bakanlığın talimatı ile Alanya Belediyesi otellerde imardan, yangın merdivenine, ruhsattan, mutfağa kadar denetim yapıyor. Kaymakamlık talimatı ile aynı demetimlerde SGK ve Vergi Dairesi de defterleri inceliyor. Tüm kurumlar otelcinin tepesinde.
Sezon başlayacak, otelci tadilatlarını bitirdi, tesisi açacakken bakanlığın kriterlerinin yerine getirilmesi isteniyor. 
Bunun otelci hangi birisini yapsın. Otelini açıp müşteri bekleyen otelciye, 'Ya otelini kapat, ya da bu tadilatı yap' diyor bakanlık. 
Otelcinin tadilata zamanı yok. Çünkü turist otelin kapısından girmeye hazırlanıyor, otelci de turisti ağırlamaya. 
Koskoca kış dururken, binlerce kriteri 2-3 günde tamamlayamaz ki otelci. 
İnşaat sektörü bitti, sırada turizmci var sanırım. 
Turizmi de bitirmenin derdine düştü Kültür ve Turizm Bakanlığı. 
Otelciye süre verilmeli. Bu sezonu atlattıktan sonra o kriterleri uygulaması istenmeli otelcinin. 
Aksi taktirde sezon başlamadan otelcilere o eksikleri tamamlama yönünde baskı yapılırsa bu kentte ne açık otel kalır, ne de turizm adına bir sektör. 
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy bu sektörü dinlemeli. 
Sektörün çırpınışına kulak tıkamak yerine kulak vermeli. Çünkü sektörün çırpınışını izler ve kulak vermezse, bu kentte turizm kalmazsa bundan sadece Alanya ekonomisi değil, Türk ekonomisi de etkilenir. Zaten kötü olan ekonomi iyice batar, memlekette ekonomi de kalmaz. 
O nedenle inşaat sektörünün batışını izledikleri gibi Ankara'nın turizmin batışını izlemek yerine acil bir şekilde turizmcinin sesine kulak verip, dertlerine çözüm üretmeli. 
Benden bugünlük bu kadar. 
Hadi kalın sağlıcakla...