Her gün gazetelere çıkan kötü giden sezon haberleri iç karartıyor elbette ki. Turizmde gelişen durumları açıkça yazmamız gerekiyor işimiz gereği. Ortada olan ve gözle görülebilen bu karanlığı bizim yansıtmamamız imkansız. Bu kötü giden sezon ile ilgili karşılaştığım bir durumu yazmadan geçemeyeceğim. Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın aile otelinde misafir olarak bulundum. Kötü giden ve yerlerde sürünen o berbat 2016 turizm sezonunda hala gülen yüzlerin olması beni oldukça şaşırttı ve bir o kadar da mutlu etti. Sektörün kötü giden kısmında bile yüzlerin hala gülebilmesi insanın umuduna umut katıyor doğrusu. Turist yok diye bağırmaktan canımız çıkıyor. Terör var diye turist gelmiyor diye kendimizi yıpratıyoruz.  İşte bu umutsuzluk anında misafir olarak bulunduğum otelde yapılan gösteri ve otel konukları olan yabancı misafirlerinin yüzlerinde ki mutluluğu gördüğümde ‘güven hala yerinde’ düşüncesi oluştu kafamda. Bu kadar turist terör olaylarını kafaya takmış olsaydı ne onların gülen yüzleriyle ne de onlarla karşılaşma şansımız olurdu. Bu durumu göz ardı etmeyerek, terör olaylarının yaşanmasının ardından ağlayarak karşılık vermekten ziyade hala gülerek, güçlü ve güvenilir olduğumuzu göstermek sizce de daha önemli değil mi? Yaşanan bunca sıkıntıya rağmen hala güvenilir ve sorunsuz bir ülke olarak kendimizi göstermek gerekiyor.  Bu sebeple gelen yabancı konuklarımızı eğlenceye doyurarak, onların güvenini kazanmak için bir fırsat vermiş olmaz mıyız? Her şey istediğimiz gibi gitmiyor olabilir. Ama o otelde bulunan turistlerin gülen yüzleri ve memnuniyetini görebilmiş olmak bence hala umudumuzun ve hiçbir şeyin bitmediği anlamına geliyor. Asıl serüven şimdi başlıyor.