Öncelikle teknik direktör Pereira ve ekibini tebrik ediyorum.
Futbolun doğrularını sahaya yansıtan bir takım izledim.

Savunmada 5-3-2’yi 5-4-1’e çevirerek doğru karşılama yaptılar.
Oyun içinde formasyon geçişleri çok netti.
Mesafe bilgileri üst düzeydi.
Blok bilinci yüksek, hat bilinci yüksek.
Defanstan oyun kurma disiplinli.
Geçişleri doğru oynadılar.
Organize set hücumları var.
Hücumda 4-3-3 ve 3-4-3’e evrilebilen bir yapı gördüm.

Özellikle üçüncü adam koşularıyla Galatasaray savunma arkasını zorladılar.
Atletik olarak da GS temposuna karşılık verdiler.

Ancak…

Merkez forvet performansı sistemin en kritik halkasıydı.
Pozisyonlarda sürekli geç kalması, set organizasyonunun akışını bozdu.
Bu sistemde merkez forvet bir “kilit fonksiyon”dur.
Oradan istediğin verimi alamazsan, bütün yapı aksar.

Final bölgesinde eksik kaldılar.
Üçüncü bölge yerleşimi iyi.
Top dolaşımı iyi.
Organizasyon iyi.
Ama ceza sahasında final pas yoğunluğu ve bitiricilik zayıf.

Rakip sahada top kayıplarından sonra geçiş savunması da yeterli değildi.
Önemli bir anektod duygu kontrolünü kaybetmemek. Bu, reaktif değil, proaktif bir bekleyiştir.
Rakip top çevirirken veya baskı kurarken "savunma anahtarlarında plana sadık kalmak.
Modelde "savunma aşamalarında yüksek taktik disiplin ve sabır" vurgulanmış ama
Ama sı var.

"Merkezi alanların kontrolü" ve "uzay kontrolü", boşlukları algılamada oyuncunun sahayı bir satranç tahtası gibi görmesini gerektirir.
Halfspace de boşluklar oluştu, pozisyon oluştu, koşu atma yapılamadı.
"Görünmez boşlukları" (A-B-C-D bölgeleri) sürekli taramak (Scanning).

"Bilişsel Bölge Isı Dağılım Haritası" Alanyaspor'lu oyuncuların, topun olmadığı yerdeki sorumluluklarını zihinsel olarak belirlenmesi.

Güven Yalçın’la başlamamak Pereira adına önemli bir hataydı.

Gelelim hakeme…

Otoritesini sarsacak aksiyonlarda kuralları uygulayamadı.
Kafa darbesi olmayan pozisyonda Alanyaspor hücumdayken oyunu durdurdu.
GS’den çıkan topu GS lehine korner verdi.
Kaleyi cepheden gören pozisyonda faulü vermeyip avantaj oynattı.
Bu, penaltıyı avantaja bırakmak gibidir.

Hakemler oyuna bu denli hatalı temas etmemeli.
Türk futbolunun gelişimini bu kararlar engelliyor.
Alanyaspor hakemlede mücadele etti.

Galatasaray’ın hakem yardımına ihtiyacı yok.
Bu net.

Maçın kırılma anı üçüncü gol oldu.
Kaleci mükemmele yakın oynarken bireysel hata ile Osimhen'e ikram ettiği top...
O golden sonra Alanyaspor mental olarak ciddi düştü.
Maçın bittiği an oldu
Kalecinin büyük hatası da kolektif kırılmayı hızlandırdı.
Bu bölümede hazır olmak gerekiyor.
Bu anlarıda daha güçlü oynamak gerekiyor.
Süper ligde Alanyaspor, Kocaelispor doğru oyun noktasında önemli aksiyonlar geliştiriyor.

Ve en kritik tespit:

Takımların mental yüklemeleri ya hiç yok,
ya eksik,
ya da kriz anlarında boşluk veriyor.

Alanyaspor’da da bunu gördüm.

Taktik disiplin var.
Atletik karşılık var.
Ama 90 dakikayı zihinsel olarak oynayacak tasarım eksik.

Baskıyı absorbe edemedikleri dakikalarda gol yemeleri benim adıma önemli bir bulgu oldu.

Futbol artık sadece sistem değil.
Sistem + zihinsel dayanıklılık.

Maçı oynamak başka,
maçı yönetmek başka.