Bu şehirde herkes kendi işini yapmalı. Gazeteciysen, gazeteciliğini, belediyede taşeron işçiysen işçiliğini, esnafsan esnaflığını, memursan memurluğunu yapacaksın. Herkesin Alanyamızı yöneten Belediye Başkanımız Adem Murat Yücel'i eleştirmeye hakkı vardır. Demokratik ülkelerde eleştirmek, onun yanlışlarını söylemek ve doğru yolu da göstermek elbette herkesin hakkı diye düşünüyorum. Çünkü eleştiri olmazsa, seçilmiş insanlar da yanlışlarını göremez, doğru yolda ilerleyemez. Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'de her eleştiriden ders çıkarıyor ve siyasi geleceğini ve şehre yapacağı hizmetleri de ona göre planlıyor. Elbette Adem Murat Yücel'i eleştireğiz, yanlışlarını söyleyip, karınca kararınca aklımızın yettiğince de yaptığı işlerde yanlışlıklarını ve yapması gereken doğruları da ona anlatmalıyız. Ben eleştiri yapanlardan hiç bir zaman korkmadım ama partizanlık yapan, yalakalık için eleştiri yerine linç girişimi başlatanları da gördükçe midem bulanıyor. Çünkü bir insanı eleştirebilirsiniz ama linç girişimi başlatmanıza anlam veremiyorum. 
2014'ün Mart ayındaki yerel seçimlerde Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Adem Murat Yücel'e kumpas kurmak için hertürlü yolu deneyenler, onu milletin gözünden düşürmek isteyenler, hizmetlerini engellemek için hertürlü planı kuran ama başarılı olamayanlar, bugünlerde başka bir planı yapıyorlar. 
Adem Murat Yücel'e hertürlü kumpası kurdunuz, hizmetleri engellemek için elinizdeki tüm imkanları seferber ettiniz, Alanya Belediyesi'nin gelirini kesmek için seferberlik ettiniz ama başarılı olamadınız, bu planlarınız da da başarılı olacağınıza inanmıyorum. 
O tuzaklara Adem Murat Yücel'i düşüremeyenler, bugün Şehitlerimiz üzerinden Adem Murat Yücel'i yıpratmak, onu milletin önünde küçük düşürmek, 2019 yerel seçimi öncesi, 'Bakın bugün askerlerimiz şehit düşüyor, Adem Murat Yücel, Gökbel'de Sibel Can'ı sahneye çıkarıyor, milleti eğlendiriyor' diyorlar. 
Dünkü tuzaklarına düşüremedikleri, milletin önünde küçültemedikleri, rencide edemedikleri Adem Murat Yücel'i, Şehitlerimiz üzerinden küçük düşürmenin derdine düşüyor, Alanya'daki bazı partizanlar. 
Birileri de diyor ki, '15 Temmuz'da Adem Murat Yücel, Atatürk Anıtı'nda yoktu. Neden o gece Atatürk Anıtı'na gelmedi, millet ile Ay-Yıldızlı bayrağımızı sallamadı. Darbeye karşı dik durmadı, demokrasinin yanında yer almadı' diyorlar. Yani bugünlerde Adem Murat Yücel'e dönük bir linç kampanyası başlatıldığına şahit oluyorum. 
Bu da beni üzüyor mu, elbette üzüyor. 
Ben Adem Murat Yücel'in avukatı da değilim, sözcüsü de. Adem Murat Yücel'e oy veren, seçimi kazanmasına neden olan seçmenlerden birisi hiç değilim. 
Ama Adem Murat Yücel'e oy vermedim diye de linç kampanyasına katılamam. 
Henüz Gökbel Yaylası Güreş Şenliği'ne 3-4 gün kala bazı belediyeler, demokrasi nöbetini şölene dönüştürmedi mi?
Bir çok sanatçı, demokrasi nöbetlerinde konser vererek, milletin içinde bulunduğu psikolojik duruma moral vermek amacıyla sahneye çıkıp, insanları bir nebze olsun o kabus dolu geceyi unutturmaya çalışmadı mı?
Hainlerde çatışan ve şehit düşen her Şehidimiz için elbette biz çok üzülüyoruz ama Adem Murat Yücel, bizden daha çok üzülüyor ve kahroluyor. 
Bugün Milliyetçi Hareket Partisi'nden (MHP) Alanya Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Adem Murat Yücel'i, 'Sen nasıl milliyetçisin, sen nasıl ülkücüsün' diyerek, Şehitlerimiz üzerinden eleştirenleri doğru bulmuyor, onlara da iyi niyetle bakmıyorum.
Bugün o eleştiriyi yapanlar, ne kadar milliyetçiyse, ne kadar vatansever ve bu ülkenin Ay-Yıldızlığı bayrağına aşıksa, Adem Murat Yücel, onların 100 katı daha bu ülkenin varlığına, birliğine ve Ay-Yıldızlığı bayrağına aşıktır. Onun içinde Adem Murat Yücel'i, Gökbel'de Sibel Can'a konser verdirmekle eleştirenlere bir sözüm var. Bırakın Alanya'nın Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'e başlattığınız linç kampanyasını. Bırakın Şehitler üzerinden Adem Murat Yücel'e saldırı kampanyanızı. 
Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, 15 Temmuz'daki darbe girişimine kalkışıldığı gece saat 11.00'da Atatürk Anıtı'nın önünde milletle bayrak sallarken, bugün Adem Murat Yücel'e linç kampanyası yapanların bir çoğu Dimçayı'nda piknik yapıyor, yaylada ailesiyle sohbet ediyor, otellerde tatil yapıyordu. 
15 Temmuz gecesi Adem Murat Yücel, elinde Türk bayrağı ile Atatürk Anıtı'nın önünde nöbet tutuyor, darbenin karşısında, demokrasinin yanında olduğunu açıkça ilan ediyordu. Yani Adem Murat Yücel'e saldırıyorsunuz, tuzaklar kuruyorsunuz, kumpasa düşürmeye çalışıyorsunuz ama tutmuyor. 
Dün Adem Murat Yücel'e çirkince saldırdınız, hizmetlerini elinizdeki imkanlarla kesmeye çalıştınız, projelerini onaylamamak için seferberlik ilan ettiniz, bugün Şehitler üzerinden vurmaya kalktınız, 15 Temmuz'da hainlerin darbe girişimiyle milletin önüne atıp, onu yemeye çalıştınız ama bu kumpasların hiç birisi tutmadı. 
Hertürlü çirkin tezgahları kurdunuz ama Adem Murat Yücel'i o tuzaklara düşüremediniz, milletin önünde küçük düşürmeye kalktınız, başarılı olamadınız. 
Kurduğunuz tuzaklara kendiniz düştünüz, Adem Murat Yücel'i milletin gözünde yücelttiniz, onu sevmeyenlerin bile sevmesine vesile oldunuz, oy vermeyenleri bile vermesi için teşvik ediyorsunuz ama kendiniz kurduğunuz kumpaslarla küçülüyorsunuz, milletin gözünde küçülüyorsunuz. 
Bırakın Alanya'nın Belediye Başkanı ile uğraşmayı, vazgeçin hizmetlerini engellemeyi, onun koltuğunu almak için kumpas kurmayı, tuzaklara düşürmeyi. Bırakın o Alanyalılarla baş başa kalsın, bırakın o hizmetlerini yapsın, güzel Alanyamız, güzel insanlarımız, yarınımızın yeni nesilleri Adem Murat Yücel'in projeleriyle yarına umutla baksın.