Acaba ne kadar farkındayız yaşamın. Anın kıymetini bilmek için illa ölümden mi dönmek gerekiyor, illa bir dönüm noktası mı olmalı ne dersiniz?
Çoğu insanın dönüm noktası vardır aslında. Hayatının bir anda değiştiği ve bir olayın ardından dünyaya bambaşka bakmaya başladığı…
Bir arkadaşımın ifade ettiği gibi; ‘’Duvara hızla gidip, son anda çarpmadan yönünü değiştirebilmek.’’ O anda belki de farkında olmadığımız varlığımızı hissederiz. Önceleri rüzgarda oradan oraya amaçsızca savrulan naylon torba gibiyken belki de artık evrendeki varoluşumuzu fark ederiz.
‘’Ben kimim, ne istiyorum, ne mutlu ediyor beni ya da ne korkutuyor, neydi çocukluk hayalim?’’ benzeri sorgulamalar başlar.
Peki ne olur sonra? Ölümle burun buruna gelip de yaşamınızın devam ettiğini düşünün veya hayati bir karar öncesi her şeyin bir anda değiştiğini…
Daha net soruyorum; 365 günlük ömrünüz kaldığını bilseniz, planınız ne olurdu 1 sene için? Neler yapardınız?
Lütfen düşünmeye, hayal kurmaya çalışın. İnanın size iyi gelecek birçok şeyi fark edeceksiniz. Zaten en büyük zorlanmayı da düşünmeyerek yaratıyoruz. Kendimize vakit ayırıp düşünsek, yaşananları fark etsek hayatımıza katkısı o kadar büyük olacak ki. Ancak amaçsızca yaşamak daha kolay geliyor.
‘’Anı yaşa’’ çok sık duyarız değil mi? Bunda kastedilen düşünmeden, sorgulamadan hayatın akışına kendini bırakmak değil. Tam tersi yaşadığın anın farkında olmak, kıymetini bilmek ve o anın hakkını vermek demek.
Yaşadığımız anı nasıl değerlendiriyorsak, anılarımıza onlar olacak; aynı şekilde gelecekten beklentilerimizi de geçmiş yaşantılarımız şekillendirecek.
Bu açıdan bakacak olursak; geleceğimiz de geçmişimi de bizim elimizde. Anı nasıl yaşıyorsak, varlığımız da öyle anlam bulacak. Maziye baktığımızda ne görmek istiyorsak tam da şu anda onu yapmak gerekiyor.
Geleceği düşünmekse gereksiz belki de. Son günlerde dilime dolanan bir söz var; Balzac diyor ki ‘’Geleceği merak etme, nasıl olsa gelecek. Ama geçecek olanı iyi düşün, çünkü aklından silinmeyecek.’’ Anın kıymeti daha farklı nasıl ifade edilebilirdi?
Geçmiş için kederlenip gelecek için kaygılanmayı bir kenara bırakın. Şu anın ne kadar farkındasınız acaba? Fark edin, kıymetini bilin, hakkını verin hayatın.