Çocuğun eğitimi doğumundan itibaren ailede başlar. Aile, her şeyin temelini oluşturur. Çocukta, ebeveynin aynasıdır, gördüğünü gösterir, aldığını yansıtır. Aile hangi konuda, ne kadar bilinçli hareket ediyorsa, çocuğun duyarlılığı da o yönde artar. Bazen ebeveynler “daha küçük bir şey anlamaz” mantığıyla hareket etse de eğitim sanıldığı gibi okulda değil beşikte başlamaktadır. Çocuk eğitimi sabır gerektiren zor bir iştir.
Her çocuk ailesinde gördüğü davranışlara göre şekillenir ve dışarıda da bunu uygular. Ailede ön plana çıkan durumlar örneğin; kavga-tartışma, sohbet ortamı, sevgiyle beraber ilgi, sosyal ortamlara uyum gibi ön plana çıkan durumlar üzerinde çocukta aynı derecede etkilenmektedir. Çocuğun yanında yapılan tartışmalar, kavgalar onların mutsuz, güvensiz ve endişeli olmasına neden olur. Sorunlarınızı çocukların yanında konuşmamalı, münakaşa etmemelisiniz. Bu durum, çocuğun başka ortamlarda da buna benzer davranışları fark etmesini ya da kendisinin aynı davranışları taklit etmesine neden olur. Bu yüzden ebeveynler her sözüne, her davranışına dikkat etmek zorundadır. Ebeveynler çocuğa güven vermeli, aynı zamanda çocuğa öz güven duygusunu aşılamalıdır. Öz güveni yüksek olan çocuklar her tür durumun üstesinden gelebilir.
Çocuk ev-aile ortamında neyi nasıl öğrenmiş ve nasıl cevaplar almışsa o yönde tepki gösterir. Çocuk yaşadığı evin aynasıdır. Örneğin, “okuma alışkanlığı” gibi olumlu davranışlar da anne babadan gelir. Ebeveynler hiçbir kitap, dergi, gazete okunmadan “haydi yavrum kitap oku” derse, bunun çocuğa etkisi olmaz. Aksine çocuk, annem babam okumuyor ben neden okuyayım, diye düşünür.
Aile, çocuğa bir birey olarak yaklaşmalıdır. Çocuğun anlattıklarını dinlemek önemlidir. Çocuklar çevresinde olup bitenleri büyük bir ilgi ve heyecanla takip eder. Ebeveynler için sıradan görünen olaylar çocuk için bir buluştur. Onun için çocuğu dinlemek, anlamak, varsa yanlışlarını düzeltmek ebeveynlerin görevidir. Yetişkinlerin yeri geldiğinde saklamak istedikleri şeyler çocukta kendini gösterir.
Çocuk; öncelikle aile-ev ortamını benimsediğinden farklı mekanlarda da bu psikolojiyle hareket etmektedir. Yeni ortamlarda kazandığı bilgi-beceri gibi kazanımlarla ev-aile ortamına ait durumları zaman içerisinde harmanlar. Çocuk okul çağına geldiğinde bu durum kendini çok belirgin biçimde gösterir.
Ev-aile ortamında yaşananlar çocukta gayet net bir şekilde sergilenmektedir. Eğitimciler bunu rahatlıkla ayırt edebilirler. Ancak burada ortaya çıkacak asıl sorun; okulda bir sıkıntı yaşandığında ailenin işbirliği içerisine girmesiyle netlik kazanır. Çünkü ebeveynler, zaman zaman açık konuşmaktan ziyade bazı şeyleri görmezden gelirler. Çocuklarına açıkça yanlışın yanlış olduğunu anlatmak zorunda olup, eğitim sırasında boşluk oluşmamasına dikkat edilmeli ve kararlar ona göre verilmelidir. Bu bağlamda ebeveynler şunlara dikkat etmelidir:
• Öncelikle konu her zaman çocuktur
• Önemli olan çocuk adına var olan problemi çözmektir
• Okulu ilgilendiren ailenin özeli değildir
• Çocuğun gerçek problemini belirlemede bilinmesi gereken gerçek durumlar anlatılmalıdır
• Çözüm için açık konuşulmalı ve ortak kararlarla, birlikte hareket edilmelidir
• Tutarlı olunmalıdır
• Çocuğa yanlış ve doğru anlatılmalıdır
• Aile çocuğunu objektif değerlendirmelidir
Anne ve babanın yalnız birinin desteğinin yeterli gelmeyeceğini, her iki ebeveynin birlikte gereken önemi vermesi gerektiğini unutmamak gerekir. Çocuğunuzda görülen olumsuz davranışların, başarısızlıkların da bir sebebi vardır. Bu olumsuz davranışların ortadan kalkması için dayak ve ceza değil, bunları meydana getiren sebeplerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Çocuğa karşı sabırlı, soğukkanlı ve anlayışlı olunması gerekir.
Unutmayınız ki, çocuklarınızı doğru eğiterek mutlu yarınların temelini oluşturabilirsiniz. Çocuklarınız ailenin aynasıdır, kendinizi aynada nasıl görmek istiyorsanız, çocuklarınızı ona göre eğitmelisiniz...