Bölge için olduğu kadar ülkeye sağladığı sıcak para girişi ile bugünlerde önemi bir kez daha ortaya çıkan Turizm sektörü bu yeni durumun belirsizliğinden kurtulmak için nasıl adımlar atılması ile ilgili fikir yürütüyor. Ekonomik sarsıntılarının haziran ortasından sonra daha da ağır hissedileceği duruma sektörün can suyu olması için iyimserliğini korumaya çalışıyor.
Ne kadar süreceği belli olmayan bu yeni durumun sektörde yarattığı soru işaretlerine cevap bulmaya çalışıyor..
Herkes zorluğun farkında…
Herkes yakın gelecekte kendini daha fazla hissettirecek ekonomik sıkıntının en önemli ilacının turizm olacağının farkında..
Ancak koşulların sektörü hareketlendirecek ortamı yaratması için uygun hale gelmesi zaman alacak. Gelse bile görünen kaynak pazarların bu talebi daha çok ülke içine yönlendireceği..
Özellikle bu talebi kendi ülkelerine yönlendirmek isteyen Akdeniz ülkeleri bununla ilgili çalışmalarına hız verdiler.
Daha önceki yıllarda uygulanan “uçuş destekleri” tekrar gündemde..
Destinasyonların hazırlığı herşeye rağmen seyahat edecek misafirin tereddütlerine cevap bulmayı sağlayacak şekilde devam ediyor..
Korona ile ilgili sağlık endişelerine çözüm bulunmaya çalışılıyor.. Bunun “sigorta kapsamına” nasıl dahil edilebileceği gündemde..
Konaklama hizmetlerinde alınacak önlemlerin” tatil olgusuna” da zarar vermeyecek şekilde nasıl olabileceği tartışılıyor..
Seyahat aşamasının her bölümü için alınacak önlemlerin tüm Avrupada aynı standart da olması ile ilgili görüş birliği var.. Bunlar ülkemiz içinde geçerli olacak.. Seyahate çıkan misafirin tüm destinasyonlarda aynı önlemlerle karşılaşması sağlanmaya çalışılıyor..
Tüm zorluklara rağmen tekrar ayağa kaldırılmaya çalışılan sektörün bundan sonraki birkaç yılı alınan bu önlemler ve uygulamalarını değerlendirmekle geçecektir. Tıbbi olarak kesin bir çözümü bulunmadan seyahat fikrine mesafeli yaklaşacak talebin alınacak bu önlemlerle tekrar yaratılması sağlanmaya çalışılmaktadır.
Sektörün en önemli beklentisi ve olmazsa olmazı ülkeler arası seyahat kısıtlaması ile ilgili gelişmelerdir. Özellikle Avrupa Birliğinin bu konuda karar verme aşamasında ülkeleri bağımsız mı bırakacağı yoksa Birlik kararının mı bağlayıcı olacağıdır. Her iki durumda da gidilecek ülkelerdeki durumunda bunu belirlemesi ana etken olacaktır..
Özellikle Akdeniz çanağında ekonomilerinde büyük yer kaplayan sektör için yapılacak çalışmalar, kaynak pazarlardaki hava trafiğinin açılması ve ülke dışına olan kısıtlamaların kalkması ile daha da yoğunlaşacaktır..
Kontrolü bizde olmayan şimdilik sadece seyrettiğimiz bu durum karşısında sektör olarak bütün umudumuz içinde yıllar sonra bulunduğumuz yılın “kayıp bir yıl” olarak anılmaması ve şimdiden önümüzdeki yıl içinde oluşan bu yeni durumun şartlarına göre kendimizi hazırlamaktır.