Alanya'nın yeni dönemde iki büyük hedefi var, bunun içinde tek yumruk olmamız gerekiyor.
İki hedef derken, birisi devlet üniversitesi, birisi de Alanya'nın Cumhuriyet tarihinden buyana özlem ve hasretle beklediği Alanya'nın İl olması.
Yani Alanya'nın bir devlet üniversitesine kavuşabilmesi an meselesi, yeter ki biz bunu isteyelim.
'Ben Alanya'ya bir devlet üniversitesi kazandırmak istiyorum. Bu konuda siz el ele verin, gerisini ortaklaşa hallederiz' diyen bir Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof Dr. İsrafil Kurtcephe var. Yani Afşin'li bir Rektör bile, görevinin dolmasına iki yıl kala Alanya için çırpınıyorsa, 'Beni içinizden birisi kabul ederseniz, Ankara'ya gidilecekse giderim, orada ağlanacaksa ben de ağlarım' diyen Alanyalı kadar yüreği ve heyecanı olan bir Rektör, bu işe öncülük ediyorsa, elini bizden daha fazla taşın altına koyuyorsa, bizden de daha çok Alanya'da bir üniversite kurulmasını istiyorsa, o zaman bize düşen görev, 'Hedefimiz Alanya Üniversitesi' diyerek el ele, omuz omuza verip, Ankara'ya gidip, Alanya'nın öz evladı olan Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu'nu da yanımıza alıp, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya mı, Başbakan Erdoğan'a mı, yoksa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e mi, nereye gidilmesi gerekiyorsa, gitmeliyiz.
Bırakın Türkiye'yi, Avrupa'da bile herkesin tanıdığı ve takdir ettiği bir Bakanımız var. Herşeyini Alanya için feda eden, bu şehrin gelişmesi içinde tüm gücünü ortaya koyan Çavuşoğlu gibi bir şansı iyi kullanıp, Başbakan Erdoğan'ı da ikna edip, Alanya'ya bir devlet üniversitesi kazandırmak bizim asli görevimizdir. Yani bunun içinde, 'Bu işi AKP yapacak, kaymağını da onlar yiyecek' zihniyetinden Alanya'daki siyasi partiler, oda ve dernek başkanları ile turizmciler kaçınıp, Alanya'ya bir üniversite kurulmasına engel olmamalı ve kurulması için de ellerinden geleni yapmalılar. Kalbi ve yüreği bizimle olan ve Ankara'da gücüyle Alanyalıları onurlandıran bir bakanımız ve Afşin'li olmasına rağmen bir Alanya aşığı Rektörümüz var. Bu iki ismin değerini iyi bilmeliyiz, onların bilgi, birikim ve tecrübesinden yararlanıp, Alanya'ya da bir devlet üniversitesi kurulmasına herkes öncülük etmeli. Bu iş bir veya iki kişinin yapacağı bir iş değil, Alanya'nın ortak konsesüs oluşturarak, başaracağı bir iştir.
O nedenle düne kadar yaptığımız makam, mevkii veya rant kavgalarını da bir kenara bırakıp, Alanya'nın geleceği için tüm şehrin 7'den 70'e herkesin ortak çalışma yapmasını arzu ediyorum.
Eğer, Alanya üniversitesi için oluşturulacak ekibe kim destek vermez ve engel olmaya kalkarsa, o insanlar veya partiler, zamanı geldiğinde de kaybetmeye her zaman mahkumdur. Bu nedenle, 'Alanya Partisi' adı altında çalışmalara da herkesin destek vereceğine inanıyor, şimdiden Alanya Üniversitesi'nin herkese hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.