Lev Tolstoy'un Hz. Muhammed'in “işçi hakları ve emeğe saygı” sözlerinden derlediği eseri ilk kez Ekim 1908 tarihinde Rusya'daki Posrednik Yayınevi tarafından "Muhammed’in Kur’an’a Girmemiş Hadisleri" (Из изречений Мухаммеда, не вошедших в Коран) ismiyle bir kitapçık/risale olarak yayımlanmıştır.
Uzun yıllar kamuoyundan gizlenmesine rağmen, Tolstoy gibi yaşadığı zamanda bile eserleri klasiklerden sayılmış dahi bir filozofun yazdığı bu kitap daha fazla gizlenememiş ve Türkçe olarak Karakutu yayınları tarafından 2005 yılında gün yüzüne çıkarılmıştır. Tolstoy bu eseri yazmadan önce, en çok İslam alimi Abdullah el-Sühreverdi’nin 1908 yılında yayımlanan İngilizce eserlerindeki hadislerden etkilenmiştir.
"İşçinin ücretini teri kurumadan önce veriniz”
“Ben kıyamet günü şu üç (grup) insanın düşmanıyım: Benim adıma and içtikten sonra sözünden cayan kişi. Hür bir insanı köle diye satıp parasını yiyen kişi. Ücretle bir işçi tutup işini gördüren ve işçinin ücretini vermeyen kişi.”
…
Tolstoy, yaşamının son döneminde Rus halkına ve dönemin sömürü düzenine karşı alemlere rahmet Peygamberimizin evrensel adalet ve paylaşıma dair öğütleriyle ders vermeyi amaçlamıştır…
İşçi hakları, çalışanın emeğinin karşılığını zamanında alması, güvenli bir ortamda çalışması ve yasal izinlerini kullanması gibi temel teminatları kapsar; en önemli unsurlar ücret hakkı, çalışma saatleri ve fazla mesai ile yıllık ücretli izin haklarıdır. Türkiye'deki 4857 Sayılı İş Kanunu çerçevesinde işçilerin sahip olduğu başlıca haklar detaylı bir şekilde belirlenmiştir…
Yaradan insanı eşrefi mahlukat saymış, kâinatı insanın emrine vermiş ve insanı aziz kılmıştır. Gönül yıkmayı Kâbe’yi yıkmaktan beter saymış, kul hakkı yemenin affının mümkün olmasının sadece kulun helalliği ile olduğunu söylemiştir.
İşçiler nihayetinde çalışıp, emeğinin karşılığı ile ailesinin geçimini sağlayan, işverene göre ekonomik durumu alt seviyede, alım güçleri düşük, yaşam koşulları vasat insanlardır. Kendi lüks yaşamından hiçbir taviz vermeyip, işçinin üç kuruşundan kesmeyi veya ücretini geciktirmeyi adet edinmiş işverenlere ne demeli bilmem. Rızkı veren Allah’tır. Seni işveren yapan, bir anda işçi de yapabilir. Mazlumun ahı indirir şahı. “Yok ben kendi aklım ve becerimle kazandım” diyene elbette bir sözümüz yoktur.
Tabi ki işçi de işverenine ihanet etmeyip, işini hakkıyla yapmalıdır.
Muhabbetle…