Canım çok sıkılıyor,
Hiç tadım yok.
Canım çok sıkılıyor,
Hiç keyfim yok.
Bugünde kavga ettik.
Hemde bir hiç uğruna.
Yine kırıldı kalpler.
Yine kırıldı gönüller.
Sanki dönüşü olmayan bir yol,
Sanki dipsiz bir kuyu,
Tatsız tuzsuz sözler,
Kendini bilmezlik,
Sorumsuzluk,
Haksızlık, anlayışsızlık,
En acısı da saygısızlık,
Sorun dağlar kadar mı?
Yok, çakıl taşı kadar.
Dertler okyanus gibi,
Hayır, bir damla su gibi.
Nedir benim istediğim?
Nerde yanlış yapıyorum?
Eksik olan nedir hayatımızda?
Nefret ediyorum.
Takma akıllı olmasından
Keşke yanlış düşünse,
Ama kendi düşünse,
Söylediklerimi yapmamasına,
Tahammül edemiyorum.
Sevdiklerimi sevmemesini anlayamıyorum.
Üzülüyorum o zaman.
Ben nasıl daha mutlu ve
Daha huzurlu oluruz diye çırpınırken,
Hiçbir şeyle mutlu olmamasına,
Bir anlam veremiyorum.
Düşüncelerimi yargılaması,
Anlamsız ifadeler yüklemesine,
Gülüp geçiyorum içimden.
Anlattıklarımı anlamayınca,
Sanki boğuluyorum.
Sabırla bekliyorum.
Belki beni anlar diye, anlamıyor.
Nefes alamıyorum o zaman.
Akıntıya bırakılmış bir tekne gibiyim.
Hangi kayaya hangi taşa çarpacağım
Belli değil, belli olan tek şey var:
Böyle giderse bu teknenin
Parçalanıp bakacağı.