Milletvekilliği zor iştir. Önemli olan zor işleri başarmaktır. Bu işin üstesinden gelenlerin başında da Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu vardır. Gerçekten 2002 yılında milletvekili oldu, Alanya'yı Ankara'da onuruyla temsil etti. Mevlüt Çavuşoğlu hertürlü zorluğa göğüs gerdi, kendisi hakkındaki eleştirilerden ders aldı. Kin ve intikam duygularıyla hareket etmedi. Çünkü kendisi hakkındaki her eleştiri onun lehine yapılan eleştirilerdi. O Alanyalıların söylediği her sözden ders çıkardı, kulak arkası etmedi. Milletvekili olmasıyla birlikte Alanya'nın her derdiyle ilgilendi, vatandaşların problemlerinin çözümü noktasında çok çalıştı. Kendisini telefonla arayan herkese anında dönemediyse, bir iki saat sonra da olsa geri dönerek, kendisini arayanların derdini dinledi, çözümü noktasında elinden geleni yaptı. Henüz 2002 yılında milletvekili oldu ama o günden buyana çok çalıştı. Milletvekilliği döneminde partisi ne görev verdiyse, hepsini yerine getirdi. Kendisine güvenenleri, destekleyenleri hiç bir zaman mahçup etmedi. Vefasız olmadı, her zaman yanında olan insanlara vefasını gösterdi. 'Çok yoğunum' diyerek de insanları kandırmadı, Avrupa'da da olsa, Amerika'da da olsa insanların telefonlarına baktı, her zaman kendisine destek olan veya olmayan seçmenlerin yanında yer aldı. Siyasi rakiplerine bile tebessümle davrandı, Alanya ve Antalya'da herkesin gönlünü aldı. Siyasi rakipleri bile Çavuşoğlu'nun dürüstlüğü ve çalışkanlığından her zanan övgüyle söz etti.
O baba torpiliyle değil, tırnaklarıyla Türk siyasetinde bugünlere geldi. O bugünlere geldiyse, kendi çalışkanlığı sayesindedir. Kimse ona torpil yapmadı, memleketi için, ülkesi için çalıştı, çırpındı ve hem ülkesini bugünlere getirdi, hem de kendisi bugün Türkiye'de onurlu bir görev üstlendi. Gerçekten bugün Mevlüt Çavuşoğlu, siyasi hayatı boyunca Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanlığı görevinde bulunan ilk Müslüman ve Türk olarak tarihe geçtiyse, bu ülkede Avrupa Birliği Bakanlığı gibi onurlu bir görevi üstlendiyse, bugün Türkiye'de dünyaya hükmeden üçüncü kişi olduysa bu Mevlüt Çavuşoğlu'nun kendi başarısıdır. Kimse Mevlüt Çavuşoğlu'nun 2002 ile 2016 yıllarındaki siyasi hayatı boyunca geldiği noktada, 'Benim sayemde' sözünü kullanamaz. Çünkü Mevlüt Çavuşoğlu, kendi çalışması sonucu bugün o makam ve mevkilere geldi. Ama bugün Mevlüt Çavuşoğlu, hem Avrupa'da, hem de Türkiye'de insanlara Dışişleri Bakanı gibi değil, bir kardeş, abi gibi davranıyor. Gerçekten o koltukta oturup, o makamları temsil eden bir çok insan görüyoruz ama Mevlüt Çavuşoğlu'nun gibi mütevazi birisini görmek mümkün değil.
Bugün Avrupa'nın da derdinden anlayan, Alanyalının da derdini bilen, hem Avrupa insanının sorunlarını jet hızıyla çözen, hem de Alanya insanının mutlu olabilmesi için elinden geleni yapan bir Dışişleri Bakanımız var bugün Alanya'da.
Gerçekten Fransa'da bile Alanya'nın ismini telafuz eden, Ankara'da Alanya'nın hakkını savunan, şehrin gelişmesi için tüm olanakları sağlayan Mevlüt Çavuşoğlu var bugün. Alanyalı onun sayesinde iki tane üniversiteye kavuşuyorsa, golf sahaları için adım atıyorsa, Akdağ için geri sayım başlamışsa biz de bundan onur ve gurur duymalıyız. Bugün hangi partiye oy verirsek verelim, Mevlüt Çavuşoğlu gibi bir değere sahip olduğumuz için kendimizi şanslı hissetmeliyiz. Bugün Mevlüt Çavuşoğlu, sadece Alanya'ya iki tane üniversite değil, bir çok eser kazandırdı. Bunları saymakla bitiremeyiz.
Ama şunu iyi bilmeliyiz ki, Mevlüt Çavuşoğlu bugün Türkiye'de turizmin incisi olan Alanya'nın Ankara'da hizmetlerde öncüsü, Avrupa'da da Türkiye'nin sözcüsüdür.
Böyle insanların değerini bilelim. Çünkü Mevlüt Çavuşoğlu ismi Alanya sayesinde marka olmadı ama Alanya onun sayesinde dünyada ve Avrupa'da marka oldu.
Çünkü Mevlüt Çavuşoğlu, hem eserleriyle, hem de Avrupa'da tanıtım öncülüğüyle Alanya'yı marka bir kente dönüştürdü.
Gerçekten böyle bir Bakanımızın olması bizim için onur vericidir. Her siyasetçinin, yeni yetme milletvekillerinin Mevlüt Çavuşoğlu'nu örnek almasında fayda var. Çavuşoğlu'nu örnek alan her insan, siyasette kaybetmez, kazanır.
- - -