Kuyumculuk zengin bir meslektir. Bu meslek insanı, hem kariyer sahibi yapar, hem de ekonomik olarak büyütür. Bir düğüne, nişana veya belediyeye gidersen, 'Kuyumcu geldi' derler, şehrin belediye başkanı da, Kaymakamı da saygı da kusur etmez, sokaktaki vatandaşta hürmet eder. Çünkü Kuyumcu denince akla da zenginlik gelir. Bizim Alanya'da da bu sektördeki insanlara, saygı ve hürmet üst seviyededir, her zaman. Ama o sektörün üyesi olduğu Kuyumcular Odası var ama içecek çayı, yiyecek yemeği bile yok. Yani sektördeki insanlar zengin ama odaları ise yoksulluk içinde. 
Çünkü bu odanın yıllık geliri 70 bin TL, gideri de 69 bin TL. Yani geliri ile gideri aynı. Ama işin acı tarafı ise bu odanın yıllık 70 bin TL gelirinin 30 bin TL'si ise Rıhtım'da belediyeden kiralanan tuvaletten elde ediliyor. Yani odanın giderinin yüzde 50'si neredeyse, tuvaletten geliyor. Yani belediyenin, Oda Yönetimi'ne kiraya verdiği tuvalet olmasa, odanın 70 bin TL geliri, 40 bin TL'ye düşecek, 69 bin TL'lik gideri ise karşılanamayacak. Böylece odanın da kapısına kilit vurulabilir. Ama iyiyken Rıhtım'daki o tuvalet var ki, Oda Yönetimi'ni kurtarıyor. 
Yani zengin ve keyfine düşkün diye tanıdığımız sektördeki isimlerin üyesi olduğu Kuyumcular Odası, bir tuvaletten elde edilen gelirle ayakta kalıyor ve kalabiliyor.  
Herkes, 'Tuvalette rahatladım' derya, aslında o söz bizim için değil, Oda Yönetimi için geçerli. Çünkü Kuyumcular Odası'nı ekonomik yönden rahatlatan da tuvaletten elde edilen gelir. O da olmasa Kuyumcular Odası rahatlamayacak, tam tersine terleyecek. 
Yani zenginlerin üyesi olduğu Kuyumcular Odası'nın bu durumda olması da bana ilginç geliyor, demek ki insanlar odanın kapatılmasından yana.