Malum güzel ülkemizin durumu ortada. Yaşanılan terör olayları, krizler derinden sarsıyor bizleri. Ama en önemli olanı terör olayları. Herkesin kalbinde iz eden üzücü olaylar. Tanısakta tanımasakta canlı bomba olaylarının ardından yitip giden yaşamlar için herkes üzülüyor. Ve illaki bir grup arkadaş toplantılarında ya da herhangi bir ortamda denk geliyor bu canlı bomba krizleri. İlk önce kendi yaşadığım olayı siz okurlarımız ile paylaşmak isterim. Geçen gün bir arkadaşım ile sohbet ederken Türkiye'de yaşanan terör olaylarından konu açıldı. Bilindiği gibi hepimizi rahatsız eden ve korkutan bir konu. Her ne kadar tedirgin olsakta hayatımıza yaşamımıza elbette ki devam ediyoruz. Arkadaşım anneannesinin kapının çarpmasıyla bomba mı patladı acaba diye tedirgin olduğunu söyledi. Şu durumu ele aldığımızda kapı gıcırtısına oynayan bir milletiz diye adlandırılırken, kapı gıcırtısına sığınacak yer arıyoruz diyebiliriz sanırım. Ne hale geldik diye düşünüyoruz çoğu zaman. Tüp patlasa acaba canlı bomba mıydı diye yerlerimizden fırlayacak konumdayız. Canım ülkem, güzel ülkem. Ne hallere düştük. Elbette ki hayatımızı sürdürüyoruz ama nasıl? Giden cana mı üzülsek, yoksa geri de kalanlara mı? Telefonla konuşurken havai fişek atılıyor, arkadaşım benden ses gelmeyince panikle ne oldu diye sormaya başlıyor. Bu denli mi kötü durumdayız? Evet hiç bir şeyden korkarak yaşanmaz ama bu panikle de olmuyor. Tutunmaya çalıştığımız, es geçtiğimiz çok fazla konu var. Her sabah kalktığımda bugün acaba kaç şehit var? Nerede ne patladı? Bu korku bana da yetiyor, ülkemin güzel insanlarına da. Allah hepimizi korusun, askerlerimizin de yar ve yardımcısı olsun.