Ben de şoktayım. Henüz iki yıl olmuştu, Bursa Kestel'den, Alanya'ya tayin olalı. İki yılda önemli işlere imza atmıştı. Şehrin gelişimi noktasında da önemli çalışmaları vardı. Ama henüz görev süresinin yarısını bile doldurmadan Kaymakamlar Kararnamesi ile İzmir'e Vali Yardımcısı olarak atanıverdi.
Kaymakam'ın atandığı haberini alınca üzülmedim desem yalan olur. Kendisi ile oturup sohbet etmişliğim yok, yemek yemişliğim, çay içmişliğim yok. Kendisi ile baş başa oturup, sohbet bile etmedim, iki yıllık sürede. Kendisini çok tanımam, o da beni tanımaz. Onun bana kıyağı olmamıştır, benim de ona. Çünkü o Kaymakamlığını yapıyordu, ben de gazeteciliğimi.
Kaymakam neden tayin edildi, İzmir'e. Kaymakam'ın suçu neydi, günahı neydi, bunu çok merak ediyorum. Acaba Kaymakam Bey, Alanya'da iktidar partisinin talep ettiği neyi yapmadı? Kaymakam Bey, iktidar partisindeki hangi ismin tavuğuna kiş dedi. AKP'lilerin hangi talebini yerine getirmedi. Kaymakam Bey'in suçu, Hükümet Konağı'nı boşaltmayarak, Büyükşehir Belediye Başkanı'na kıyak yapmaması mı? Kaymakam Bey'in sürgün gibi tayininin altında ne yatıyor, gerekçesi nedir. Neden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu veya İçişleri Bakanı Efkan Ala, bu konuda açıklama yapmıyor. Onlar bu açıklamayı yapmıyorsa, AKP İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu, onların sözcüsü olarak bu konuda kamuoyunu neden aydınlatmıyor. Kaymakam Bey'in suçu, AKP'linin kaçak yapı yapmasına göz yummamak mı, Alanya Belediyesi ile ortaklaşa huzurlu bir çalışma ortamı sağlamak mı? Neydi Kaymakam Bey'in günahı. Neydi soruyorum ey AKP'li yöneticiler, Kaymakam Bey'in suçu neydi? 
Dün AKP İlçe Yönetimi, kendi aralarında toplanıyorlar. Kaymakam Bey'in de İzmir'e tayinini konuşuyorlar. Bazı yöneticiler, 'Kaymakam Bey, Fethullah Gülen'ci. Onun için tayin edildi' diyorlar. Bu bir iddiadır. Çünkü bunu da anlatan AKP'li bir yöneticidir. Eğer Kaymakam Bey, Gülen'ci olsaydı, bugüne kadar Gülen'in okullarına uğramaz, onları ziyaret etmez miydi? Kaymakam Bey'i o okullarda bir gün bile görmedim, ziyaret ettiğine şahit olmadım. 
Kaymakam Bey'in Gülenci olduğuna inanmıyorum, inanmak bile istemiyorum. Çünkü AKP'li yöneticilerin istediğini yapmayan, yolsuzluğa ve usülsüzlüğe de göz yummayan her kamu yöneticisine 'Bu Fethullah Gülen'ci' damgası vurulup, tayin edilecek. 
Çünkü kamu kurumlarındaki yöneticilerin tayin olmasına da AKP'li bakanlar bir kılıf buluyor. Dürüst çalışan, işini yapan ve tek derdi görev yaptığı bölgeye hizmet eden kamu yöneticileri, artık AKP'lilerin istediği sizlerde yapmazsanız, 'Gülenci' denilerek, başka bölgelere sürgün edilecektir. Dünkü AKP İlçe Yönetim Kurulu'nda Kaymakam'a, 'Gülenci' damgasını vuranlar, düne kadar Fethullah Gülen ile işbirliği yapıyorlardı. 2009 seçiminde AKP İlçe Yönetimi'nin akıl danışmanları, Gülen'in adamlarıydı. Dün omuz omuza verip, ortak çalışma yaparken, Fethullah Gülen'ci olmakla gurur duyuyordunuz, bugün neden Gülen'in okulunun yerini bilmeyen kamu yöneticilerine neden 'Gülen'ci' damgası vuruyorsunuz. 
Temiz ve dürüst insanlara böyle damga vurmak yakışıyor mu, size. Nereden biliyorsunuz Kaymakam Bey'in, Gülen'ci olduğunu. Nasıl olsa Gülen'e karşıyız diyerek, iustemediğimiz bürokratı, 'Bu Gülen'ci' diye sürgün etmeye de artık bir kılıf buldunuz ama bir gün bu millet sizi, o koltuklardan sürerse, o zaman ne olacak, bunu çok merak ediyorum.