Anavatanı Anadolu ve Yakın Asya olan kırmızı mercimekte Türkiye’nin geldiği nokta tartışma yaratıyor. Bir dönem kendi tohumunu ihraç eden ülke konumundayken, bugün üretimdeki düşüş ve artan talep nedeniyle net ithalatçı haline gelinmesi “gıda egemenliği” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

ÜRETİM DÜŞTÜ, İTHALAT KATLANDI

2025 verilerine göre Türkiye yaklaşık 550 bin ton kırmızı mercimek ithal etti. Bu rakamın, yurt içi üretimin neredeyse iki katına ulaştığı belirtiliyor. İç tüketimde artan talebe karşın ekim alanlarının daralması ve verim kaybı, arz açığını büyüttü. Sektör temsilcileri, üretimdeki gerilemenin sürdürülebilir tarım politikaları açısından alarm verdiğini ifade ediyor.

Kırmızı Mercimek

İTHALATTA ÜÇ ÜLKE ÖNE ÇIKIYOR

Türkiye’nin kırmızı mercimek ithalatında öne çıkan ülkeler arasında Kazakistan, Kanada ve Rusya bulunuyor. Özellikle Kanada’nın 1970’li ve 80’li yıllarda ilk mercimek tohumlarını Türkiye’den alarak üretime başladığı biliniyor. Bugün gelinen noktada ise tablo tersine dönmüş durumda. Yıllık yaklaşık 300 bin ton kırmızı mercimek ihraç eden Rusya’nın 175 bin tonluk kısmını Türkiye’ye göndermesi, Türkiye’yi Rusya’nın bu alandaki en büyük pazarı konumuna taşıdı.

GIDA EGEMENLİĞİ TARTIŞMASI

Uzmanlara göre iç tüketimin arttığı bir dönemde üretim ve verimin düşmesi, buna karşılık ithalatın yükselmesi uzun vadede stratejik riskler doğurabilir. Mercimek gibi temel bir bakliyatta dışa bağımlılığın artması; fiyat istikrarı, arz güvenliği ve tarımsal sürdürülebilirlik açısından önemli soruları beraberinde getiriyor. Türkiye’nin yeniden üretim artışını hedefleyen politikalar geliştirmemesi halinde, anavatanı Anadolu olan bu ürünün gelecekte daha yüksek oranlarda ithalata bağımlı hale gelebileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi