Şükrü eda eden dilim gönlümden geçenleri söyleyiverdi. Her dem yanımda olan kalem, kâğıdın üzerine sükûnetle yazıverdi.
Yolunu seç önce diyenler çoktur çevremizde. Seçilmesi gereken yol mudur?
Yoldaşını bilmeden yola çıkma ey gönül.
Yoldaş gibi görünen düşük nitelikli arkadaşlık sizi alır hayatın bataklığına götürür. Çırpınır durursunuz. Önceleri ha şimdi çıkacağım ha yarın derken içinde bulunduğunuz ortam size hoş gelmeye, yaşananlar şevk vermeye başlar. Ömür günden güne ilerlerken, siz hala çamurlu yolda olduğunuzun farkında olmadan hayatınızı idâme ettirirsiniz.
Hani bir Anadolu tabiri vardır.
"Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim" diye. Atasözlerimiz değerli ve kıymetlidir. Her an her yerde ecdat sözü. Nesillerimize bırakılan nâdide mirasdır ...
Sadece yanında olan onunla yoluna devam eden, dostu, arkadaşı olarak anlamdırmamak gerekir.
Hayatın akışında hiçbir beklentisi olmayan seninle aynı hedefe yürüyendir.
Kitap, dost, arkadaş, yâren hangi kelimeye bağlamak istiyorsan odur yoldaş. Kula sırdaş gerekir. Yola yoldaş gerekir.
Sana Allah'ı hatırlatan dost olur, uzaklaştıran da düşman olur.
Peygamber efendimizin bir hadisinde...
"Sizin en tehlikeli düşmanınız nefsinizdir"
İnsanın fikri ne ise zikride odur.
İnsanı insan yapan kalıba sokan veyahut çıkaran esasiyatında biri vardır.
Sahibini hiç bir zaman terk etmeyen terk etmeyecek olan nefsidir.
Şems-ı Tebrizi bir muhabbetinde şöyle der:
"Hak yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil…
Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol; silenlerden değil"
Şu Mübârek Ramazan ayında dostluğuna ve düşmanlığına güvenemeyeceğimiz, bizlerden ayrılmayan nefs denen yol arkadaşımıza karşı Muzaffer olmak dileğiyle...
YOLDAŞ
Önce yoldaş sonra yoldur dediler
Biz beşeriz dedik sel'e kapıldık
Vefasızı sevdik ömür yediler
Sevgiyi bilmeyen el'e kapıldık
Aşka düşen yüreğini yandırır
Aşığı canından naz usandırır
Hangi seven sevdiğini kandırır
Hoş muhabbet eden dil'e kapıldık
Düşünce sevdanın coşkun seline
Veda edip obasına il'ine
Bir sevda türküsü takıp diline
Leyla diye kızgın çöl'e kapıldık
Sevmeyi bilmeyen anlamaz sözden
Duygusu olmayan yaş dökmez gözden
Fırtına eksilmez yüreğimizden
Gül'e hazin esen yel'e kapıldık
Selâmetle Eyvallâh