Son yıllarda medyada yaşanan dijital dönüşümün etkilerinden spor medyası da nasibini aldı. Türkiye’de spor eşittir futbol gerçeğinden yola çıktığımızda dijitalleşmenin futbol ile ilgili içerikleri diğer haberler gibi anlık tüketen ve anlık olarak sosyal ağlarda paylaşan tarafları da dönüştürdüğünü söyleyebiliriz. Ve maalesef bu dönüşüm çok da pozitif bir yönde olmadı. Sosyolojik açıdan da tartışılması gereken pek çok nedenden ötürü kısa bir zaman zarfında sosyo-ekonomik açıdan fark etmeksizin özellikle gençlerin ağırlıkta olduğu bir kitlenin sosyal ağlar, sözlükler, forumlar gibi dijital platformlarda çok daha agresif, saldırgan tavırlar sergilemeye başladığına şahit olduk, bu fanatizmin de ötesinde holiganizme doğru evrildi bana göre. Ve gelinen noktada sosyal medyada her biri kendi krallığını ilan eden, herkese her şeyi söyleme cesaretini kendinde bulan negatif anlamda bir taraftar profili var karşımızda.
+++
Aslında Biz toplum olarak şunu bekliyormuşuz; “Şu sosyal medya gelsin de biz birbirimize girelim.” Burada en acı olan şey insanların küfür etmesi ya da hakaret etmesi değil; insanların hadlerini bilmemesi. İnsanlar uzmanı olmadıkları, hatta çoğunlukla ilgisi dahi olmadıkları konularla ilgili o işin uzmanlarına karşı çok fazla ahkâm kesmeye başladılar. Sadece futbolda da değil, bu her konuda böyle. Türk insanında empati yapma diye bir şey yok. Bizim insanımız özellikle futbol kulübü taraflarımız şu yapıda. Bir hakem hata yapıyorsa benim kulübümün lehine yapsın. Öbürlerine yapmasın. Kendi aleyhine olunca hep duyar yapılıyor. İşte haksızlık, emek saygısızlık vs deniliyor. Kendinde olunca ise görmezden geliniyor. Bunu eksiksiz tüm taraftarlar yapıyor.
+++
Hepimiz sosyal medyayı kullanıyoruz, eleştirileri, yorumları takip ediyoruz. Ama bence sosyal medyanın gücü olduğundan çok daha fazla abartılıyor. Mesela bir taraftar grubu tepki gösteriyor ve bir konu TT oluyor. Bakıyorum, 10-15 bin kişi o konu üzerinde konuşuyor oluyor. Arkadaşlar, Türkiye 85 milyon. Bütün planı programı bu 15 bin tweet’e göre yapmak bu bağlamda çok doğru bir hadise değil. Tabii ki nabız tutma açısından sosyal medya değerli olabilir, ama haddinden çok fazla değer veriliyor bence. 85 milyonluk ülkede atılan 10 bin tweet’le herkes böyle düşünüyormuş sonucu çıkarılamaz. Ama ne oluyor bu 5-10 bin tweeet’ten çıkan bir şey alınıyor gazetelere, spor sitelerine her yere manşet yapılıyor. Sonra da taraftarlar kaynağını bile araştırmadan başlıyo paylaşmaya. Bu iş böyle olmaz.
+++
Son olarak da konuyla bağlantılı yerelden bir örnek vermek istiyorum. Sosyal Medyada Benim yönettiğim ‘Veysel Reis’le Alanyaspor’ adlı bir sayfamız var. Burada tek amacımız Kulübün marka değerini koruyarak taraftarlarımızın transferler, Hakemler, maç sonuçları ile bilgilendirmek, taraftarlarımızın görüşlerine yer vermek. Amatörce yönettiğimiz bir sayfa ve bundan maddi kazanç sağlamıyoruz. Durum böyle iken bir kesim var ki, Alanya spor kötü bir sonuç aldığı zaman veya Camiada olumsuz bir durum oluştuğu zaman sadece kendi egosu için yorum yapmaya gelenler var. Bu olumsuz yorum, yol göstermediği gibi kargaşa ortamı hazırlıyor. İyi günde veya Galibiyette ise bu kişileri ortalıkta görmüyoruz. Sadece Eleştiri odaklı olan bu kişilere bu kulübün nasıl yaşadığını anlatmak ise tamamen imkansızdır. Ben yeni bir yol olarak bazı çözümler buldum ve uygulamaya başladım. Başaramazsam da sadece ‘takdir’ üzerine kurulu sayfayı kapatıp stresten uzak kalacağım. Zira bu da böyle gitmez!