Türkiye, iklim çeşitliliği ve verimli tarım alanları sayesinde Avokado Mango dahil subtropik meyve yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyele sahip. Özellikle Akdeniz kuşağı, avokado ve mango yetiştiriciliği açısından dünyanın sayılı ekolojilerinden biri olarak öne çıkıyor. Son yıllarda üretim alanlarının genişlemesi ve üretici sayısındaki artış, bu iki meyve türünü Türkiye tarımı için stratejik bir konuma taşıyor. Ancak bundan sonraki hedef sadece üretim miktarını artırmak olmamalı. Bunun yerine üretilen ürünleri katma değerli ürünlere dönüştürerek dünya pazarlarında daha güçlü bir yer edinmek gerekiyor. Türkiye'de üretilen avokado ve mangonun büyük bir kısmı hâlen taze meyve olarak pazarlanıyor. Oysa guakamole, avokado püresi, avokado yağı, dondurulmuş avokado ürünleri, mango püresi ve meyve sosları gibi işlenmiş ürünler, dünya pazarlarında çok daha yüksek ekonomik değer oluşturuyor. Bu konuda Meksika önemli bir başarı örneği. Son üç yılda yalnızca ABD'ye yaptığı avokado ve mango ihracatından yaklaşık 11-12 milyar dolar gelir elde etmiş durumda. Aynı dönemde ABD'nin işlenmiş gıda ithalatına harcadığı tutar ise yaklaşık 402 milyar dolar. Bu da dünyada artık sadece ürünün değil, katma değerin satın alındığını gösteriyor. Türkiye ise Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarlarının ortasında yer alarak büyük bir lojistik avantaja sahip. Bu avantajı değerlendirmek için üretim planlamasını, işleme sanayisini ve ihracat stratejilerini birlikte düşünmek gerekiyor. Alanya, Türkiye'de avokado üretiminin önemli merkezlerinden biri. Benzer şekilde Antalya'nın uygun ekolojileri, Mersin ve çevresi de mango ve avokado üretiminde merkezler olabilir. Ancak üretim; doğru çeşit seçimi, sertifikalı fidan, modern yetiştiricilik teknikleri ve hasat sonrası uygulamalar temel alınarak planlanmalı. Ayrıca kamu, üniversiteler, araştırma kuruluşları ve özel sektör ortak bir hedefte buluşturulmalı; işleme tesisleri desteklenmeli, üretici örgütleri güçlendirilmeli ve katma değerli ürün geliştirme teşvik edilmeli. Türkiye, doğal avantajlarını katma değerli üretimle birleştirebildiği takdirde yalnızca taze meyve ihraç eden bir ülke değil, işlenmiş avokado ve mango ürünlerinde de söz sahibi olan güçlü bir üretim merkezi haline gelebilir. Sektör değerlendirmelerine göre Alanya'nın 2025 yılı turizm gelirinin yaklaşık 4,5 milyar dolar düzeyinde olduğu ifade ediliyor. Turizmde yakalanan bu ekonomik başarı, tarım sektöründe de katma değerli üretimle desteklendiğinde Alanya'nın kalkınmasına çok daha güçlü katkılar sunacaktır. Bugün tarımda atılacak doğru adımlar, yarının ihracat başarılarının temelini oluşturacaktır. Alanya, tarım potansiyelini katma değerli üretim anlayışıyla birleştirerek bu alanda öncü kentlerden biri olabilir. Artık Alanya'ya özgü katma değerli ürün markalarının doğmasının ve bunların ulusal ve uluslararası pazarlarda güçlü bir yer edinmesinin zamanı gelmiştir.