Antalya’mız, tarih boyunca bereketli toprakları, zengin biyolojik çeşitliliği ve üretim kültürüyle Anadolu'nun en önemli tarım merkezlerindendir. Bugün ülkemizin örtü altı üretiminin yaklaşık yarısı Antalya’da yapılırken, hububattan yaş sebzeye, tropikal meyvelerden tıbbi aromatik bitkilere, kesme çiçekten hayvancılığa kadar bir çok ürün, Antalya’nın verimli ovaları ve topraklarında üretilme, yetiştirilmektedir. Günümüzün en önemli mottosu ise “sürdürülebilirliktir”. Tarımda sürdürülebilirliği konuşurken coğrafi işaretleri göz ardı etmemiz ise mümkün değildir.

Coğrafi işaretler, sadece bir ürünün adı ya da menşei değildir. O ürünün yetiştiği toprağın kültürel birikimini, üretim bilgisini, emeğini ve tarihsel derinliğini taşıyan kimliktir. Bu kimliğin korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması ise büyük bir sorumluluktur. Antalya Ticaret Borsası olarak, zengin tarım ürünlerimizin yanı sıra kültürel mirası da korumaya çalışıyor, bu bilinçle hareket ediyoruz.

Antalya, yöresel ürün zengini ve coğrafi işaret farkındalığı yüksek bir şehirdir. Antalya’nın 20 yöresel ürünü coğrafi işaret tescillidir. Alanya Avokadosu, Alanya Gülüklü (Hülüklü) Çorba, Alanya Muzu, Alanya Yenidünyası, Antalya Bergamot Kabuğu Reçeli, Antalya Kabak Tatlısı, Antalya Paça Çorbası, Antalya Piyazı, Antalya Serpme Böreği, Antalya Tavşan Yüreği Zeytini, Antalya Turunç Kabuğu Reçeli, Döşemealtı El Halısı, Finike Portakalı, Antalya Topak Kızartması, Gazipaşa Çekirdeksiz Narı, Kaş Margaz Üzümü, Korkuteli Karyağdı Armudu, Manavgat Altın Susamı, Alanya Fıstıklı Limonata, Alanya Keçiboynuzu – Harnup için Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan coğrafi işaret tescili aldı. Antalya Yanıksı Dondurması, Barak Kilimi, Beydağı Fasulyesi, Korkuteli Höşmerimi(Antalya Usulü Höşmerim), Manavgat Çivirdiği, Ormana Gılamık Dokuma, İbradı Enek Pekmezi gibi 30’u aşkın ürün için ise tescil başvurusunda bulunuldu.

Coğrafi işaret tescil alan ürünlerimiz yalnızca sofralarımıza değil, ekonomimize de değer katıyor. TOBB’un öncülüğünde uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız coğrafi işaretler, yerel kalkınma açısından stratejik bir alandır. Çünkü coğrafi işaret, kırsalda istihdam yaratır, yerel ekonomiyi canlandırır, kadın ve genç girişimciliğini teşvik eder. Ürünlerimize değer katmanın en etkili yollarından biridir. Coğrafi işaretli ürünler pazarda daha yüksek fiyatlarla alıcı. Bu da üreticinin daha fazla kazanması demektir. Coğrafi işaretler, yerel üretimin korunması, doğal kaynakların dengeli kullanımı, tarımsal biyoçeşitliliğin sürdürülmesi, geleneksel bilgi ve kültürün yaşatılması ve nesilden nesile aktarılması için önemlidir.

2010 yılında başlattığımız Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, bu vizyonun bir sonucudur. 16 yıl önce 109 olan coğrafi işaretli ürün sayımız 1749’a çıkarken, 700’e yakın ürün de başvuru sürecinde tescil bekliyor. YÖREX, sadece bir fuar değil, Türkiye’nin yöresel zenginliklerini tanıttığı, üreticileri örgütleyerek birlikte hareket etmenin gücünü gösterdiği bir kalkınma platformudur. Bu yıl YÖREX’i ilk defa yurtdışında, Almanya’da gerçekleştirme kararı aldık. Böylece yerli üreticilerimizi Avrupalı tüketicilerle ve işletmelerle buluşturacak, ürünlerimizi dünya pazarına açacağız.

Dünya bugün sağlıklı ve doğal ürünleri her zamankinden daha çok tercih ediyor. Bu eğilim, coğrafi işaretli ürünleri öne plana çıkarıyor. Katma değeri yüksek bu ürünler sayesinde ihracat potansiyelimiz artarken, kırsalın ekonomisi canlanıyor, kadınlarımız ve gençlerimiz üretime daha fazla katılıyor. Ancak unutmamalıyız ki bir ürünün sadece tescillenmesi yeterli değil. O ürünün doğru şekilde işlenmesi, paketlenmesi, markalaştırılması ve pazarlanması şart. Bu da üreticinin örgütlü olmasını, birlikte hareket etmesini ve sürdürülebilir bir üretim modeli geliştirmesini zorunlu hale getiriyor. Coğrafi işaretli ürünler, yalnızca Anadolu'nun lezzetlerini değil, kültürünü ve üretim mirasını da dünyaya taşıyor. Tarımda sürdürülebilirliğin yolu, işte bu vizyonla üretmekten, korumaktan ve paylaşmaktan geçiyor. Coğrafi işaretler, sürdürülebilir tarımı destekleyebilecek güçlü bir araçtır.