Zirvede takipçilerimiz Galatasaray ve Fenerbahçe mağlup, alacağımız galibiyetle farkı 6’ya yükselteceğiz… Denizli’de sahaya, Beşiktaş galibiyetinin moraliyle çıkıyoruz. Yüzde 80’le topa, sahaya, pozisyona, oyuna Aytemiz Alanyaspor sahip… Faule, karta, gole …Ve maalesef, puana ise Denizlispor sahip!

7’si kaleyi bulan 17 şut, rakip kaleye 42 orta, 20’leri ceza sahası aksiyonu… İstatistikleri çıldırtan rakamlar ve Alanyalıları çıldırtan bir deplasman maçı…

Hakem Arslanboğa’nın başlama düdüğüyle birlikte, rakip kaleyi harmanlamaya başlıyoruz, ilk birkaç yoklamanın ardından o makus an gelip çatıyor…

Ağlarımıza takılan o makus gol

9’da Mesanov topu altı pas önümüze kesiyor, Juanfran topu uzaklaştırmak için atılıyor, Marafona da aynı kafada… Seken meşin yuvarlak, Rodellega’nın krampon darbesiyle bir anda canımızı yakan topa dönüşüveriyor. Top ağlarımızda!...

Bu bahtsız golle durduk yerde geriye düştük. 58’de Denizli kontratağında Sagal’ın sol çaprazdan şutunda topun direğimizde patlaması ise koskoca 90 dakikada tek şansımızdı.

Golden sonra seri paslaşmalar ve organize ataklarla yükleniyoruz, rakip özellikle Mustafa Yumlu, Sagal, Morawski, Mesanovic ve Recep Niyaz’la her geçen dakika savunma hattını betonlaştırıyor, ilk yarıda Bareiro, Davidson, Bakesetas’la yakaladığımız pozisyonlar gole tahvil edilemiyor.

İkinci 45’de korona cezalısı Efecan, Berkan’ın yerine sahne alırken, Tzavellas kaptanlık pazubandını koluna, öpücüğünü de keline kondurup, ‘Haydi kaptan işimiz ağır, sahadan puansız çıkmayacağız’ diye sesleniyordu.

Denizli’nin gardını düşürdük ama…

70’de Muravski Salih’i indirince ikinci sarıdan dışarıda, eksilen Denizli’nin gardını iyice düşürüyoruz... Siopis’in yerine M.Pektemek’i de oyuna sürüp hücum hattını güç katıyor, defansta risk alıyoruz. Bakesetas’ın yerden frikiğinde topu kaleci Cenk’e nişanlıyoruz. Ardından Bakesetas’la kaleyi bombalıyoruz.

‘Haydi gelecek, gol gelecek’ diyoruz, maç tek kaleye dönmüş, Denizli kalesine yükleniyoruz, solda Davidson, sağda Juanfran habire ortalıyor, 42 orta ile rekor kırılıyor… Göbekte Salih, Bekesetas, Efecan, Efkan’la bindiriyor, gol arıyoruz. Caulker, Tzavellas da rakip kaleye gol umuduyla sarkıyor.

Denizlispor ise panikte, toplara dan dun vuruluyor. Rakipte çiçeği burnunda antrenör Koşukavak’ın taktik kağıdı, elden ele sahada dolaştırılıyor. Süre daraldıkça gol paniği bu kez bize sıçrıyor… 90’da Davidson, 92’de Caulker, 94’de Efkan vuruyor. Olmuyor, olmuyor… Bir türlü gol gelmiyor...

Ve, maçın kronometresi intikaları da tüketip duruyor! Hakem Suat Arslanboğa’dan son düdük!.. Yazık, kalemizdeki berbat 1 golle, altın değerindeki 3 puan heba oluyor… Göztepe, Gençlerbirliği ve Denizlispor gibi kapalı savunmaları aşacak taktik üretemezsek daha çok saç baş yolacağız…