Hiç kuşkusuz, COVİD-19 Pandemisinin başta sağlık ve ekonomi ile alakalı olmak üzere çok ciddi olumsuz etkileri var. ABD Başkanlık seçimlerinin sonuçlarını bile pandemi etkisiyle yorumlayan uzmanlar var. Pandemi süreci halen bitmedi. Yakında sürecin kontrol altına alınacağı düşünülmekle beraber, maalesef henüz önümüzde net bir takvim yok. Bu sebeplerle pandeminin tüm olumsuz etkilerini iyi kavramalı ve hangilerini ne şekilde önleyebileceğimize kafa yormalıyız.
Obezite çağımızın en tehlikeli ve en yıkıcı hastalıklarının önde gelenlerinden. Çünkü obezite hem başlı başına kötü seyirli bir hastalık olarak kabul ediliyor hem de başka birçok ciddi ve ölümcül hastalığa zemin hazırlıyor. Obezite yani yağ dokusunun aşırı olması ve ileri derecede şişmanlık gibi tabir edebileceğimiz hastalık, yağ dokusundan yirmiden fazla hormon ve sitokin dediğimiz uyarıcı salgıların aşırı miktarda yapılmasına yol açıyor. Bu durum hormonal ve metabolik bozuklukların birbirini tetiklediği kötü bir hastalık tablosu oluşturuyor.
Ayrıca insülin ve leptin direnci tablolarının sonunda diyabet (şeker hastalığı), kalp-damar hastalıkları, kalp krizleri (myokard infarktüs), bazı kanser türleri, inme ve infertilite (kısırlık) daha sık görülüyor. Ölümcül ve beklenen yaşam süresini kısaltan, mevcut yaşam kalitesini düşüren bütün bu hastalıklar obezite ile tetikleniyor. İnsülin direncini ve leptin direncini erken dönemde kan tahlili ile tespit etmek ve doğru adımları atarak, devamında oluşabilecek bütün bu ciddi hastalıkları büyük ölçüde önlemek mümkün. Bunun için fazla kilo alımında hekime başvurarak uygun tahlilleri yaptırmakta fayda vardır.
Pandemi süreci beraberinde evden çalışma, uzaktan eğitim, sokağa çıkma kısıtlamaları, seyahat engelleri, kalabalıktan izolasyon, sosyal yönden içe kapanma gibi bazı durumlar getirdi. Bütün bunların sonucunda daha az hareket eden, enerji ihtiyacı azalan ama daha sık ve fazla beslenen insanlar obeziteye daha yatkın olacaklardır. Pandemide çoğumuzun yaşadığı önemli bir sorun da istemeden alınan fazla kilolardır. Bu fazla kilolar obezite sınırına yaklaşmışsa çok ciddi bir tehlike kapıda demektir. Pandemi sürecinde bu kadar derdin arasında obeziteyi mi düşüneceğiz diyenler varsa bu yaklaşımın doğru olmadığını bilmelilerdir. Obezite yaşamı tehdit edebilecek hastalıklar zincirinin ilk halkasıdır.
Çözüm odaklı düşünerek, pandemi sürecinde kalabalığa girmeden hareketliliği arttırmalıyız. Yaşam disipline edilmeli, uyku düzeni, yemek öğünlerinin sıklığı ve yemeklerin içeriğinin sağlıklı şekilde olması sağlanmalıdır. Daha hareketli bir yaşam, daha az kalori alımı, sık yenilmemesi, sağlıklı bir yemek içeriğiyle beslenilmesi kilo alımını önlemede yardımcı olacaktır. Aksi takdirde COVİD-19 pandemisi bittiğinde bize çok kötü bir miras olan obeziteyi
bırakabilir. Çözüm basit: Bu süreçte fast-food tarzı yüksek kalorili hazır gıdalardan, işlenmiş ve birçok işleme tabi tutulmuş besinlerden uzak durmalıyız. Mümkün olduğu kadar, doğal, sağlıklı, dengeli ve yetecek kadar olacak şekilde kısıtlanmış miktarda yemeliyiz. Uygulama irade ve motivasyonun güçlü olmasına bağlı. Başarabiliriz. Sağlıkla kalın. Saygılarımla.