Son zamanlarda, ailelerin çocuklarına yapılan topuk kanı taraması ve aşı uygulamalarına karşı çıkmaları ile ilgili haberler sıkça karşımıza çıkar oldu. Basın da gördüğüm ve uzman isimlerin konuya dair korkunç anlatımlarını tabi ki burada yazmayacağım lakin bu durum sağlık otoriteleri ile ebeveynler arasında kıyasıya bir rekabete dönüşme yolunda.
Bir yanda, toplumun sağlığını koruma ve hastalıkları önleme amacıyla yapılıyor denen zorunlu uygulamalar yer alırken diğer yan da ebeveynlerin çocukları üzerin de söz sahibi olma ve sağlıklarına ilişkin karar alma konusun da ki haklılık payları.
Yeni doğan çetesi ile gün yüzüne çıkan sağlık skandalları tüm ebeveynler de güven kaybına neden oldu. Hepimiz biliyoruz ki bu durum buzdağının sadece görünen yüzü.
Yakın bir zaman da Adana da yeni doğan çocuğundan topuk kanı alınmasına engel olan bir aileye yeni bir vasi bulması istenerek kayyum atandı.
Ülke de olup biten onca kayda değer sorunlar varken, bebeğine mama almakta zorlanan aileler bir yana, devlet SMA’lı hastaları umursamazken,  anne babalar insanlardan birkaç kuruş toplayarak (inanılmaz pahalı bir tedavi) tedavi yolları ararken  devletin yeni doğan bir bebek için kayyum ataması, sorgulanması gereken bir konu değil midir?

Birçok bilim insanlarının topuk kanı alınmasının tek yöntem olmadığını tükürük yoluyla, kan veya idrar yoluyla daha kolay alınabileceğinin mümkün olduğunu söylerken kapitalist sisteme boyun eğmek zorunluluğu neden dayatılıyor?
Pandemi dönemin de aşı karşıtlarına gerici yobaz yaftaları yapıştırılırken çok değil üç yıl sonrasın da aşıların derin izler bırakan komplikasyonlarının olduğu konuşulmakta. Dünya da aşı firmalarına davaların açıldığını unutmayalım.
Topuk kanı veya aşılara, şuna ya da buna karşı olmak değil maksadım yalnızca vicdan sahibi bilim insanlarının araştırma yapıp insan sağlığına faydalı olduğunu veya önleyici tıbba girdiğini ispatlayıp uygulanması talebidir. Vicdan sahibi tüm hekimlerin insan neslini koruma gayretin de olduğundan zerre şüphem yoktur lakin bir konun ısrarla dayatılmasının da sorgulanması gerektiği kanaatindeyim.
Kalın sağlıcakla…