Kıymetli okurlarım bir bayramı daha geride bıraktık. Sağlık sıhhat içinde kazasız belasız sevdiklerinizle beraber daha nice mutlu bayramlara yetişmenizi diliyorum.
Her bayram trafik kazalarında ailesinden uzakta çalışmak zorunda olup bayramda hem akrabaları ile hasret giderip hem gezmek için memleketlerine giden, ya da senede bir defa 3 gün olsa bile ailesine çocuklarına tatil yaptırmak isteyenlerin yollardaki kaza haberlerine kahrolmamak üzülmemek elde değil. Bu kazalarda öyle hayat hikayeleri duyuyoruz ki insanın içi parçalanıyor. Lütfen trafik kurallarına uyalım, uyumayanları uyaralım.
Çişini altına yaparak başladığımız hayat, çişimizi altımıza kaçırarak son buluyor, tabii ki sağlıklı bir şekilde ülkemizdeki yaş ortalamasını yakalayabilirsek.
Yani genç yaşta bir kazaya kurban gitmezsek ya da genç yaşta bir hastalığa yakalanmazsak. Sağlıklı bir şekilde yaşlanabilirsek, belki evimizde, belki hastanede bir odada, hasta bakıcılardan ya da aile bireylerimizden yardım bekleyerek ömrümüzün son bulmasını ve ebediyata intikal edeceğimiz günü bekliyoruz. Pandemiden sonra adeta yaprak dökümü yaşanıyor. Gencecik insanlar yaşıtlarımız bir anda herhangi bir hastalık yada ihmâl bahanesi ile göçüp gidiyor. Bir duyuyoruz ilkokul arkadaşımız, ortaokul arkadaşımız trafik kazasına kurban gitmiş ya da ansızın bir yerine bir ağrı gelmiş hayatını kaybetmiş. Birkaç gün üzülüp hayatın ne kadar kısa olduğunu anlayıp kendimizce yorumlar yapıyoruz. Ama sonra hayatın hengamesine kapılıp tekrar günlük yaşantımıza dönüyoruz. Son zamanlarda ünlüler dünyasında da ani ölümler gencecik ölümler o kadar çoğaldı ki, ölüm geldiği zaman maalesef ünlüyü ünsüzü, genci, yaşlısı, çocuğu, zengini, fakiri, sporcusu, siyasetçisi , kralı, padişahı, cumhurbaşkanını dinlemiyor. Nefes kesildiği zaman herkes eşit. Cansız bir beden toprağın altına 2 metre bezle girdikten sonra iyi anılar bırakmışsan güzelliklerle anılıyorsun, maalesef kötü anılar bırakmışsan kötü insan olarak anılıyorsun. Onun için iki şık var “İyi insan mısın? kötü insan mı?” Bu kısa ömrümüzde öldükten sonra güzelliklerle anılmak için. Kalp kırmadan hakkı hakkaniyeti gözeten adaletli insanlar olmaya çalışalım. Ne verirsen elinle o gider seninle. Dilimizden güzel şeyler dökülürse güzel dillerde yad ediliriz. Onun için şu üç günlük dünyada kalp kırmaya değmez.
Allah herkese sağlık sıhhat içinde kazadan beladan uzak, kula kulluk etmeden namerde muhtaç olmadan yaşayabileceği sağlıklı bir ömür nasip etsin.