Tatili iyi değerlendirmek, nitelikli geçirmek; çocuğun kendini daha değerli hissetmesini sağlar.
Plansız, akışına bırakılan bir tatilin ne dinlendirici ne de geliştirici bir etkisi olacaktır. Burada kastettiğim yaz tatilinde ders çalışmak değil elbette. Çocuğun fiziksel, psikolojik, sosyal ihtiyaçlarına ve ailenin maddi/manevi imkanlarına göre şekillendirilmiş bir yaz tatili tam anlamıyla tatilin amacına ulaşacaktır.
Yaz tatilinde ders çalışmayı ve akademik konuları her ne kadar onaylamasam da yine de bazı istisnalar söz konusu. Bahsedeceğim 3 grubun, özellikle rutin olarak akademik çalışmalara zaman ayırması; bir sonraki sene içerisinde zorlanmalarının ve sıkışmalarının önüne geçecektir.
1. grup; ikinci sınıfa geçen yani okuma yazmayı yeni öğrenmiş öğrenciler. Özellikle okuma konusunda sık sık alıştırma yapmalılar. Kendi seçecekleri ve gelişim dönemlerine uygun bir hikaye kitabı serisini yaz tatilinde tamamlayabilirler. Diğer yandan yazma konusunda becerilerini unutmamaları için yazma çalışmaları yapmalarının yanında ince motor becerilerini geliştirici çalışmaları (hamur oyunu vb.) sık sık yapmaları faydalı olacaktır.
2. grup; sekizinci sınıfa geçen yani gelecek yıl TEOG'a girecek öğrenciler. Birinci TEOG'un Kasım ayında planlandığını düşünürsek şu anda aşağı yukarı altı ay gibi bir süre kalıyor sınava. Bu nedenle yaz döneminde eski konuların tekrarlanması ve çalışma düzeninin belirlenmesi faydalı olacaktır.
3. grup; üniversite sınavına girecek öğrenciler. Bu grup için de ilk olarak genel bir tekrar yapmaları söz konusu. Bu amaçla tüm YGS konularını içeren, soru çözümlü bir test bankası temin etmeleri ve tatil boyunca bitirmeye çalışmaları sınava hazırlanmalarında etkili olacaktır.
Diğer yandan yaz tatili,spor ve sanatsal faaliyetlere vakit ayırmak için oldukça elverişli bir dönemdir. Tüm yıl okulun yoğunluğu nedeniyle ihmal edilen alanların telafisi bu dönemde mümkündür. Öğrenci; varsa ilgilendiği spor/sanat dalına yaz tatilinde de devam etmesi, yoksa da yeni bir spor/sanat dalı ile ilgilenmeye başlaması hem fiziksel hem duygusal hem de zihinsel gelişimi adına büyük katkı sağlayacaktır.
Genel olarak akademik başarı odaklı bir toplum olduğumuz için ihmal edilen bu alanların aslında bireylerin hayatı üzerinde daha bütüncül bir etkisi vardır.
Ebeveynlerin görevi, çocuklarını en uygun alana yönlendirmek için onların hangi alanda yeteneği, neye karşı ilgisi olduğunun farkında olmaktır.
SANATIN VE SPORUN ETKİSİ
Çocukların bu alanlarla ilgilenmeleri farklı şekillerde olabilir. İlgisi olabilir ve enerjisini bu alana yönlendirdiğinde bir süre sonra becerisi de gelişir. Yeteneği olabilir; yapabildiğini fark ettiği anda o alanla ilgilenmeye başlar. Hangisi söz konusu olursa olsun hiçbir zaman belli bir alana zorlamamak gerekiyor. Çocuğun yeteneği olsa dahi resim yapmak istemiyorsa ısrar edilmemeli. Kendi isteğiyle seçimlerini yapması için sabırlı olunmalı.
Spor ve Sanatla İlgilenen Çocuklar;
* Kendini tanır; güçlü yönlerini, geliştirilmesi gereken alanlarını fark ettikçe özgüveni gelişir.
* Disiplin kazanır, özellikle akademik başarı üzerinde etkisi vardır.
* Zararlı alışkanlıklardan korur. Enerjisinin büyük çoğunluğunu gelişimi için faydalı etkinliklere ayırır.
* Özellikle sanatsal faaliyetler aracılığıyla duygularını daha rahat ifade edebilir, diğer yandan da psikolojik rahatlama sağlar.
* Sosyal ilişkileri gelişir; takım olma, rekabet, sabır, nezaket, bir diğerinin haklarına saygı  gibi konularda deneyim kazanır, beceri gelişir.
* Sosyal kabulü artar.
* Özellikle spor faaliyetleri, gelişim dönemlerinde olan çocukların fiziksel gelişimleri üzerinde büyük etkisi vardır.
Umarım herkes için verimli, keyifli ve huzur dolu bir tatil olur. Tüm öğrencilere, velilere ve öğretmenlere iyi tatiller.