Arayı çok açmadan yazıma, Körlük kitabının devamı niteliğindki Görmek kitabıyla devam edeceğim. Körlük kitabının adı bilinmeyen ülkesinin adı bilinmeyen kentinde görmeye başladık bu defa. Yine isimsiz bir ülkede, isimsiz insanların yaşadığı distopik bir olay kitabı şekillendiriyor. İsimsiz ülkede seçim zamanıdır ve halk oyunu kullanır.
Oy sayımına geçildiği zaman halkın büyük çoğunluğunun boş oy kullandığı görülür. Devlet halkın bu demokratik hakkını anarşist bir eylem olarak görür ve demokrasiyi uygulamayı vadederek ülkeyi kaosa sürükler. Ancak halkın hükümetin planı karşısındaki tutumu beklenmeyen sonuçlar ortaya çıkarır. Hükümetin bütün güçleriyle ülkeyi terk etmesinin ardından hükümetin olmadığı, zorlamanın ve baskının olmadığı her şeyin kendi düzeninde yürüdüğü, herkesin görevini yaptığı bir toplum meydana gelir.
Yazar kitabında yine bize etrafımıza sadece bakmayı değil görmeyi de hatırlatıyor. Gözümüzü gerçeklere açmamız gerektiğini anlatıyor. Eser kurgu olsa da okuduğunuz zaman aslında bir o kadar da gerçek olduğunu fark edeceksiniz. Siyaset içerisindeki kirli savaşları, yöneticilerin yasaları istedikleri gibi şekillendirmelerini devlet-iktidar-toplum üçgeninin sarsıcı bir şekilde bu eserde görebileceksiniz.
Toplumsal boykotla seçimleri geçersiz kılan, hükümeti ve muhalefeti aynı anda sandığa gömen bir halkın, siyasal erk tarafından sindirilmeye çalışıldığını gözler önüne seren Saramago, iktidarı elinde tutanların koltuklarını yitirmemek için gözünü kırpmadan kendi halkını katledebileceği, komplolarla ve hamasetle aldatmak için elinden geleni yapabileceğini, bunları yaparken devletin tüm imkanlarını devletin asıl sahibi vatandaşa karşı acımasızca kullanabileceğini ustalıkla işliyor.
Bu kitabı okurken kendime sorduğum soru şu oldu ‘İktidarsız bir devlet anlayışı mümkün müdür?’ Bu soruyu belki günlük hayatınızda düşünenleriniz olmuştur. Ancak hayali bile ne kadar güç. Birilerinin bizi yönetmesine o kadar alıştık ki... Sanki onlar olmasa sudan çıkmış balığa dönecek gibiyiz. Demokrasi kırılgan bir şey mi? Yoksa birilerinin çekiştirirken elinde kalan parçalara bakıp onu demokrasi mi sanıyoruz bunu düşünmeli.