Bugün, etrafıma bakıyorum. Herkes bir kalkan giymiş. Gözlerimizde eskiden paylaşılan o samimi hava yok. Güven duygumuzu sorgulamadığımız birlikte geçirilen vakitlerin anlamlı tadı yok. Onun yerini temkinli bir analiz, kaçınılmaz bir şüphe almış. Birbirimize doğru attığımız her adımda, bilinçaltımızda çalışan o sessiz soğuk ses var. Dikkatli ol! beklenmedik bir darbe gelebilir.
Ne zaman yitirdik biz bu dokuyu? Hatırlar mısınız birine sırrımızı verdiğimizde buradan bize bir zarar gelmez deyip rahatlıkla uyuduğumuz günleri? Bir el uzandığında o elin arkasında sadece destek olacağını bildiğimiz anları. Şimdi o elin neden uzandığını sorguluyoruz. Güven, görünmez bir sigorta poliçesidir ve bizler onu, poliçeyi hiç kontrol etme ihtiyacı duymayacak kadar güvende hissettiğimiz anlarda değerli olduğunu unuturuz. Çocukluğumda babamın marketini beklerdim. Cuma namazlarına gittiğinde ya da işi için marketten ayrıldığı zamanlarda gelen müşteriler veresiye aldıklarını daha sonra çok bekletmeden gelir ödemesini yapar kimse kimseyi sorgulamazdı. İlkokul zamanı okul yollarında yaya gördüğümüz arkadaşlarımızı arabamıza alırdık, kimsenin aklına art niyetli düşünceler gelmezdi. Evlerimizin kapılarını defalarca kilitlemeler kameralar takmak hak getire…
Aramızda kalsın tek hatırladığım annemin ocağın altını kapattım mı? takılı fişi çektin mi kaygısıydı. Toplumsal bir kriz yaşıyoruz sanki. Toplum olarak birilerine inanma cesareti gösterdikten sonra yarı yolda bırakılmaktan o kadar korkar olduk ki artık kimseye umut vermemeye yemin ediyoruz. Kimseye güvenme diye başlayan cümleler siyaset ve ekonomi gibi hayati konuların bile önüne geçmiş vaziyette. Bir insanın güvenilir olmasının önemini en anlamlı şekilde ifade eden peygamber efendimize (s.a.v) kulak verip bu istikamet üzere olmamız ve güvenilir insan aramaktan çok kendimizin güvenilir kişiler olmasına özen göstermeliyiz. Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mümin de insanların can ve malları konusunda kendisinden emin oldukları kimsedir. (Tirmizi iman 12) bir kişinin kalbin de iman ile küfür doğruluk ile yalancılık ihanet ile emanet bir arada bulunmaz’ (ıbn hanbel) Peygamber efendimizin hayatı da bizzat ‘El Emin’ (güvenilir olan) lakabıyla anılması bu sözlerinin pratikteki en güzel örneğidir. Kendisine düşmanları bile en değerli eşyalarını emanet ederdi. Güvenilir olmak, onun mesajının temel direklerinden biriydi.
Kalın sağlıcakla…