15 Temmuz gecesi kabusu yaşadık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı öldürmeye kalkıştılar, milleti bölmek, vatanı da parçalamak istediler. Asker ve polisi çatıştırmak, içeride ve dışarıdaki hainleri de sokaklara dökerek, Türkiye'de iç savaş çıkarmak istediler. Hainlerin tek derdi vardı, Türkiye'yi işgal altına almaktı.
Ama o hainler bunu başaramadılar. Çünkü onuruyla ve gururuyla yaşayan Türk milleti, 'Canımızı veririz ama vatanı vermeyiz' diyerek sokaklara döküldüler. Ve 15 Temmuz gecesi kazanan hainler değil, Türk milleti oldu. Bir çok insanımız, darbe girişimini canlarıyla ödediler. Onlar canlarını verdiler ama vatanlarını vermediler. 15 Temmuz'daki darbe girişiminde yaşamlarını yitiren Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Gerçekten Türk milleti, zamanı geldiğinde öyle bir bütünleşiyor, kucaklaşıyor ki, o görüntüleri de izledikçe ağlamamak elde değil. Nasıl bu vatanı birlikte kurtardıysak, darbeye de 79 milyon Türk milleti olarak karşı koyduk. Aslında hainler, 15 Temmuz'da Türkiye'yi bölmek, parçalamak istediler ama başarılı olamadılar. Onlar başarısız oldular ama Türk milleti, 15 Temmuz'da birlik ve beraberlik içinde oldu.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tüm Türkiye tek yürek oldu. Gerçekten 15 Temmuz sonrası Türkiye'nin birlikte hareket etmesi beni mutlu ediyor. Dün Cumhurbaşkanımız, siyasi partilerin liderlerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde topladı. O zirvedeki fotoğraf da beni gururlandırdı, onurlandırdı. Türkiye'deki tabanın birlikteliği, devletin zirvesine de yansıdı. Ankara'da devletin zirvesi, 'Birlikte Türkiye'yiz' mesajı verdi.
Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti Genel Başkanı Binali Yıldırım, MHP lideri Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun biraraya gelmesi ve darbe girişimi süresindeki ortak hareket etmeleri ve OHAL kapsamında omuz omuza vermeleri takdire şayandır. Devletin zirvesi böyle olursa, taban da bundan onur ve gurur duyar.
Çünkü Türkiye'nin birliğe ve beraberliğe ihtiyacı var. Yeni Türkiye'de birlikte hareket eden liderlere ihtiyacımız var. Çünkü gün birlik olma günüdür. Gün omuz omuza verme, Türkiye'yi geleceğe taşıma günüdür.
Gün ayrışma, kutuplaşma ve ötekileştirme günü değil, birleştirme günüdür. Gün Türkiye'nin geleceği için birlikte olma, beraber hareket etme, memleketi hainlerden temizleme günüdür.
Artık Yeni Türkiye'de devletin zirvesi ile milletin omuz omuza vermesi, liderlerin de umutlandırıcı tablo ortaya koyması bizi çok ama çok mutlu ediyor.
Dün nasıl Türkiye Cumhuriyeti'nin yanında olduysak, yarın da devletimizin, demokratik yollarla seçilen Cumhurbaşkanımızın, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının yanında olduysak, onlara saygı gösterdiysek, yarın da demokratik yollarla seçilenlerin yanında olacağız. Çünkü seçimle gelen, seçimle gitmeli. Öyle seçilmişleri darbelerle göndermek kimsenin hakkı da değil, haddi de.