Sabahları öksürük ve balgamla uyanmak, merdiven çıkarken nefes nefese kalmak veya kısa mesafeli yürüyüşlerde çabuk yorulmak basit şikâyetler olarak görülmemeli. Özellikle sigara kullanan kişilerde ortaya çıkan bu belirtiler, akciğerleri etkileyen ve yıllar içinde ilerleyebilen KOAH'ın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) ilk işaretleri olabilir. Uzmanlar, erken dönemde fark edilmeyen hastalığın ilerleyen süreçte günlük yaşamı ciddi ölçüde kısıtlayabileceğine dikkat çekiyor.

Pek çok kişi sabah öksürüğünü sigaraya, nefes darlığını ise yaşlanmaya veya kondisyon kaybına bağlıyor. Ancak daha önce rahatlıkla yapılan yürüyüşlerde zorlanmak, merdiven çıkarken nefesin kesilmesi ve sürekli balgam çıkarma gibi yakınmaların altında solunum yollarını etkileyen kronik bir hastalık bulunabiliyor.

Atlas Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zehra Dilek Kanmaz, KOAH'ın erken belirtileri, risk faktörleri, teşhis yöntemleri ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler verdi.

KOAH NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), akciğerlerdeki hava akımının kalıcı olarak kısıtlanmasıyla ortaya çıkan, genellikle ilerleyici bir solunum yolu hastalığı olarak tanımlanıyor. Hastalık başlangıçta hafif belirtilerle kendini gösterdiği için birçok kişi yaşadığı değişimleri önemsemiyor ve doktora başvurmayı erteliyor.

KOAH'ın erken döneminde görülebilen başlıca belirtiler şöyle sıralanıyor:

- Sabahları tekrarlayan öksürük

- Sürekli veya sık tekrarlayan balgam çıkarma

- Merdiven çıkarken nefes darlığı

- Kısa mesafeli yürüyüşlerde çabuk yorulma

- Hırıltılı solunum

- Fiziksel aktivitelerde giderek artan zorlanma

Başlangıçta yalnızca hızlı yürüyüş veya merdiven çıkma sırasında hissedilen nefes darlığı, hastalık ilerledikçe günlük işleri yapmayı bile zorlaştırabiliyor. Bu nedenle kişinin daha önce rahatlıkla gerçekleştirdiği aktivitelerde zorlanmaya başlaması önemli bir uyarı işareti olarak değerlendiriliyor.

SİGARA İÇEN HERKES KOAH OLUR MU?

Sigara kullanımı, KOAH gelişiminde en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Ancak sigara içen herkesin mutlaka KOAH olacağı düşüncesi doğru değil.

Uluslararası KOAH rehberi GOLD verilerine göre, yoğun sigara kullanan kişilerin yaşamları boyunca KOAH geliştirme ihtimali yüzde 50'nin altında bulunuyor. Ancak bu durum sigaranın güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Hastalığın gelişme riski; sigara kullanım süresi, günlük tüketim miktarı, genetik özellikler ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü verileri de yüksek gelirli ülkelerdeki KOAH vakalarının yüzde 70'inden fazlasının sigara kullanımıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Öte yandan KOAH yalnızca aktif sigara içenlerde görülmüyor. Pasif içicilik, hava kirliliği, soba ve kömür dumanı, iş ortamındaki tozlar ve kimyasal maddelere uzun süre maruz kalmak da hastalık riskini artırabiliyor.

SABAH ÖKSÜRÜĞÜNÜ NORMAL KABUL ETMEYİN!

Özellikle sigara kullanan kişiler, sabahları ortaya çıkan öksürük ve balgam şikâyetlerini çoğu zaman sigaranın doğal bir sonucu olarak değerlendiriyor. Ancak uzun süredir devam eden bu yakınmaların altında KOAH gibi kronik solunum yolu hastalıkları bulunabiliyor.

Öksürüğe nefes darlığı, göğüste hırıltı veya sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları eşlik ediyorsa uzman değerlendirmesi önem taşıyor.

Her öksürük KOAH anlamına gelmese de şikâyetlerin nedeninin araştırılması, hastalığın erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olabiliyor. Özellikle sigara kullanma öyküsü bulunan kişilerin belirtileri göz ardı etmemesi gerekiyor.

KOAH'TAN KORUNMAK İÇİN 5 ÖNEMLİ KURAL

Akciğer sağlığını korumak ve KOAH gelişme riskini azaltmak için günlük yaşamda alınabilecek önlemler bulunuyor. Hastalık tanısı alan kişilerde ise bu önlemler, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya ve yaşam kalitesini korumaya yardımcı olabiliyor.

1. Sigarayı bırakın

Sigara kullanımını sonlandırmak, akciğer fonksiyonlarındaki kaybın hızını azaltmaya yardımcı olabilir. Sigara içilen yıl sayısı ne kadar fazla olursa olsun, bırakmanın sağlık açısından önemi devam ediyor.

2. Duman ve zararlı maddelerden uzak durun

Sigara dumanı, soba dumanı, hava kirliliği, toz ve kimyasal maddelere maruz kalmayı mümkün olduğunca azaltmak gerekiyor.

3. Hareketli bir yaşam sürün

Sağlık durumuna uygun düzenli yürüyüşler ve fiziksel aktiviteler, solunum kapasitesinin ve genel fiziksel dayanıklılığın korunmasına katkı sağlayabiliyor. KOAH tanısı bulunan kişilerin egzersiz programlarını doktor önerisiyle belirlemesi önem taşıyor.

4. Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı önlem alın

Grip ve zatürre aşıları başta olmak üzere yaşa ve sağlık durumuna uygun aşılar konusunda doktora danışılması öneriliyor.

5. İlaçlarınızı doğru kullanın

KOAH tanısı konulan kişilerin solunum yoluyla alınan ilaçlarını doktorun belirttiği dozda ve doğru teknikle kullanması gerekiyor. Tedavinin aksatılmaması hastalığın kontrolünde önem taşıyor.

KOAH ERKEN TEŞHİS EDİLEBİLİR Mİ?

KOAH teşhisinde kullanılan temel yöntem solunum fonksiyon testi olarak bilinen spirometri oluyor. Bu test sayesinde akciğerlerden dışarı verilen havanın miktarı ve hangi hızla çıkarıldığı ölçülüyor.

Özellikle sigara kullanma öyküsü bulunan, uzun süredir öksüren, balgam çıkaran veya nefes darlığı yaşayan kişilerin göğüs hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.

Bununla birlikte herhangi bir belirtisi bulunmayan herkese rutin KOAH taraması yapılması önerilmiyor. Risk faktörleri ve şikâyetler doğrultusunda gerçekleştirilen değerlendirmeler, hastalığın erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olabiliyor.

Erken teşhis sayesinde hastalığın ilerleyişi yavaşlatılabiliyor, solunum şikâyetleri kontrol altına alınabiliyor ve kişinin günlük yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlanabiliyor.

HANGİ BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURULMALI?

Uzun süre geçmeyen öksürük, sürekli balgam çıkarma, hırıltılı solunum ve giderek artan nefes darlığı, uzman değerlendirmesi gerektiren belirtiler arasında bulunuyor.

Özellikle daha önce rahatlıkla yapılan yürüyüşlerde, merdiven çıkarken veya günlük işleri gerçekleştirirken nefes almakta zorlanmaya başlamak ihmal edilmemeli. Şikâyetlerin kendiliğinden geçmesini beklemek yerine erken dönemde göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.

Ani başlayan ve şiddetli nefes darlığı, göğüs ağrısı, dudaklarda morarma veya bilinç değişikliği ise acil tıbbi değerlendirme gerektiren belirtiler arasında yer alıyor.

Kaynak: Haber Merkezi