Kıymetli okurlarım, bu haftaki köşe yazımızın konusu, tüm iş alanlarında sektörün eleman, deneyimli personel yetiştirmek için çektiği sıkıntılardan bahsetmek istiyorum.
Malumunuz, köy okullarının kapatılıp taşımalı eğitime geçmesi ile beraber, kenar mahalledeki, kırsaldaki çocuklarımız, gençlerimiz şehir merkezlerinde okumak; haliyle şehir hayatına ayak uydurmak zorunda kaldılar. Yani modern şehir hayatını gören gençlerimiz, sanayide, atölyelerde, usta yanında çalışmak yerine, hepsi üniversite mezunu olmak istedi. Ve ülkemizin her iline, ilçesine açılan üniversitelerle birçoğu, 2 yıllık, pek de vasfı olmayan üniversiteleri tercih ederek iş hayatından, meslek hayatından uzaklaştılar.
Durum böyle olunca tüm meslek grupları, kalfa ve çırak bulmakta; yani genç nesil usta adayları yetiştirmek için gençleri bulamaz hale geldiler. Şu anda kafelerde elinde telefonla oturan gençlerimizin çoğu üniversite mezunu. Hepsi de masa başı bir iş olsun, bir işe girebilir miyim diye bekliyorlar. Yani sanayide usta olmak isteyen, meslek öğrenmek isteyen iyice azaldı.
Ama hâlâ çok geç kalmış sayılmayız. Buradan tüm ailelere çağrıda bulunuyorum: Çocuklarımız, 2 yıllık bir üniversiteye gitmek için zaman kaybedeceğine, evlatlarımızı mesleğe hazırlayalım; meslek liselerine gönderelim. Berberlere, terzilere, pastacılara, börekçilere, tatlıcılara, demirciye, oto tamircilerine, plastik doğramacılara, yani tüm iş kollarına çırak ve kalfa ihtiyacı var.
Çocuklarımızı meslek lisesine göndererek, biraz kendi gayretleriyle, biraz aile desteğiyle meslek sahibi olabilirlerse, inanın önümüzdeki süreçte çok daha rahat edecekler. Kazançları ve rahatları çok daha iyi olacaktır.
Çünkü yeni berber yetişmiyor, sanayide tamirci yetişmiyor, oto lastikçi yetişmiyor.
Çocuklarımız illaki okusun, üniversite bitirsin diye zorlamayalım; mesleğe yönlendirelim. Garson olsunlar, aşçı olsunlar, usta olsunlar. İnanın, birkaç sene sonra hiç kimseye muhtaç olmayıp kendi ayakları üstünde duracak hale geleceklerdir. Ve bütün bunlar için dört sene sabretmeleri yeterli.
Burada tüm ailelerin, birazcık çocuklarını cesaretlendirip meslek çeşitlerini sevdirerek, çocuklarımızın sanat, meslek öğrenmelerini sağlayıp, kendi hayatlarını idame edebilecekleri, daha rahat ve konforlu bir yaşam sürmelerini sağlayacaklardır.
Meslek liselerinde görev yapan öğretmen ve eğitmenlerimizi, gençleri çıkmış oldukları meslek yolculuğunda daha fazla cesaretlendirip, onları motive ederek hayata hazırladıkları için tüm eğitim camiasına teşekkür ediyorum.

"Tahminimce birkaç sene sonra doktorlar müşteri arayacak, müşteri usta arayacak."