Bunun adı nifak sokmaksa, evet nifak sokuyorum. Alanya'da Büyükşehir Kanunu uyguluyorsun, Alara ile Uğrak arasındaki bölgeyi Büyük Alanya yapıyorsun ama sadece bir bölgenin insanı için Türkler'e hal inşa ediyorsun, Alanya'nın doğu bölgesinde üreticiyi hiçe sayıyorsun. 
Ya Antalya Büyükşehir'i yönetenlerin aklı ermiyor, ya da benim. Ya arkadaş, sadece Türkler, Konaklı, Payallar, Emişbeleni'nde mi var, üretici. Alanya'nın doğu bölgesindeki üretici, sen Türkler'e hal inşa edersen, benim orada Mehmet amcam, Hasan amcam, Eşşe ninem ürettiği ürünü nereye götürecek. O ürününü de Türkler'e götürmeye kalkarsa, zaten satacağı iki sandık domatesten alacağı parayı bırakın, cebinden de para vermek zorunda kalacak. 
Türkler'deki araziden başka bu devletin hiç mi hal yapacak, Alanya merkezde bir arazisi yok. 
Hallerin birleşmesine, üreticinin ürettiği ürünün değerinde satılmasına kimse karşı değil ama halin yapılacağı alana karşıyım. Bir hal yapacaksan, belirli bölgeler belirlersin, üreticileri toplarsın, bir kamuoyu yoklaması yaparsın, en çok oyu alan bölgeye hali kurarsın. 
Ama Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'i yönlendirenler, kendilerine ait alanların ranta açılmasını istiyorsa, onu bilemem. 
Niye bu hal Doğanay Otel'in arkasındaki Orman Bakanlığı'na ait araziye inşa edilmiyor?
O bölge hem Alanya'nın ortak noktasıdır. Burayı herkes öneriyor ama AKP'liler neden buraya sıcak bakmıyor. 
Neymiş efendim, 'Orası orman arazisi. Üzerinde ticari faaliyetle bulunulmaz' deniyor. Ya bırakın bu kılıf uydurmaları. İncekum Orman Kampı'ndaki arazi de Orman Bakanlığı'na ait değil mi, oraya Başbakan Erdoğan'ın akrabası bir otel yapmıyor mu? 
Otel kamunun mu, hayır. Orası da ticaret alanı ama kimse ormana ait araziye otel yapılamaz demiyor, diyemiyor. 
Kargıcak'taki Utopıa Otel'de orman arazisinde değil mi? O zaman ormana ait alanlara otel yapılıyor, ticarete açılıyorsa, Doğanay Otel'in oradaki alana neden hal yapılmıyor, buna izin verilmiyor? 
Bu da bir ticaret değil mi? Orasını isterse Bakanlar Kurulu, Alanya hali için tahsis edemez mi, eder. 
Bazıları olmaz diyebilir ama Bakanlar Kurulu isterse, orasını hale tahsis eder ve oraya da hal yapılır. 
Ama birilerine rant sağlamaksa amaç, o zaman başka ama bir bölgenin çiftçisi için bir bölgeye hal yapıp, öbür bölgede kalan insanlara, 'Ne haliniz varsa görün' demektir. Zihniyetinizde böyle bir karar varsa, o karar da bana çok ama çok saçma geliyor. 
Aslında üreticinin hakkını savunmak, derdiyle dertleşmesi gereken bir Ziraat Odası Başkanı var ama onun da sessiz kalmasını anlamak mümkün değil.