Yaz tatilinin sonu, her zaman buruk bir vedadır öğrenciler için. Uzun uykular, deniz ve havuz sefaları, plansız geçen günler geride kalır. Ancak takvimler Eylül ayını gösterdiğinde, yeni bir başlangıcın heyecanı sarar tüm şehri.
Bu açılış sadece öğrenciler için değil aynı zamanda veliler ve öğretmenler için de yepyeni bir dönemin kapısını aralar. Toplumun geleceğini koruyan ahlaki değerlerin merhamet ve vicdanın tohumlarının atıldığı aileden sonraki en kuvvetli mercidir okullarımız. Çocuklarımızın manevi anlamdaki korunma güvenliği ders notlarının ve akademik başarılarının önüne geçmelidir. Bugün toplumumuzda gerçekleşen ahlaki çöküşten kaynaklı kötü olaylara şahitlik ediyorsak eğer, bu olaylar yalnızca bir ailenin çöküşünü değil bütün toplumun kaybının göstergesidir. Bizim zamanımızda diye başlayan eskilerin tabiriyle belirtmek istiyorum. Bizim zamanımızda okullarda adabı muaşeret kuralları diye okutulan dersler vardı. Bir çocuğun ailesinden alamadığı ya da eksik aldığı bütün toplumsal kurallar, iletişim becerileri de dahil bu derslerde öğretilir ve tüm öğretmenler, idareciler bu değerlere önem vererek akademik başarıları ikinci planda tutarlardı. Her geçen gün artan toplumsal sorunlar bu gerçeğin yansıması değil de nedir? Yeni eğitim ve öğretim yılında boş defterlere sevgi saygı hoşgörü merhamet duygularını okul idaresi öğretmenler ve veliler çemberinde hep birlikte el ele vererek başlayalım. Unutmayalım ki geleceğimiz bugünün sıralarında oturuyor. Onlara en iyi eğitimi sunmak, en iyi rehberliği yapmak, en iyi koşulları sağlamak hepimizin görevi. Derslerin sadece notlardan ibaret olmadığını, asıl öğrenmenin hayatımızı anlamlı kılan, sorumluluklarımızı geliştiren, farkındalığımızı artıran bir süreç olduğunu unutmadığımız bereketli bir yıl olsun. Kalın sağlıcakla…