Alanya'da herkes, yatıyor, kalkıyor, Koordinasyon Merkezi'ni konuşuyor. Konuşuyoruz ama bilmediğimiz konu hakkında da yorum yapılmasına sinir olmuyorum da değilim açıkçası. AKP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Alanya Koordinasyon Merkezi'ni kurdu, kurmasına. Büyükşehir'in Alanya'daki hizmetlerinin takibi içinde Menderes Türel, Hüseyin Günel ve Nurettin Uludağ'ı Büyükşehir Alanya Koordinatörü olarak atadı. 
Güney ve Uludağ'ın, Büyükşehir Alanya Koordinatörü olması, Türel'in Alanya'da bir Koordinasyon Merkezi kurması, insanları neden rahatsız ediyor, onu anlamış değilim. Ya arkadaş, Büyükşehir'in Alanya'ya daha iyi hizmet verebilmek için Koordinasyon Merkezi kurması, Alanyanın evladı Hüseyin Güney ve Nurettin Uludağ'ı o göreve de ataması bizi rahatsız etmemeli, aksine sevindirmeli, memnun etmeli. Türel'e bu atama için teşekkür etmemiz gerekirken, çıkıyoruz, 'Koordinasyon Merkezi'ni tanımıyoruz. Bu Koordinasyon Merkezi, seçilmiş belediye başkanına alternatif olarak kuruldu, niye seçilmiş ilçe belediye başkanı ile muhatap olunmuyor. İlçedeki işler onunla neden yürütülmüyor?' diye soruyoruz. Ya bu soruyu sormak yerine Türel'e bir teşekkür etmemiz gerekiyor. 
Neymiş efendim, Büyükşehir Koordinasyon Merkezi kurulmamalıymış, buraya Güney ve Uludağ atanmamalıymış. Ya adama gülerler. Büyükşehir Kanunu, Büyükşehir Belediye Başkanı'na yetki veriyorsa, o yetkiyi de kullanacak. Bu yetkiyi kullanmazsa, Alanyalının derdiyle dertleşecek bir Koordinasyon Merkezi olmazsa, orada bir görevli olmazsa o Büyükşehir'in hizmetini vatandaşa kim ulaştıracak? 
Ya kusura bakmayın ama Alanya'ya gelen milletvekilleri de İlçe Yönetim Kurulu'nun yönlendirmesiyle Alanya'da atıp, tutuyor. Ya bir milletvekili, Türkiye'yi yönetiyor ise, o milletvekili Büyükşehir Kanunu'ndan önce bir haberi olacak. Aynı şey siyasi partilerin il başkanları içinde geçerli. 
Bir milletvekili geliyor, 'Büyükşehir Belediye Başkanı Türel, Alanya'ya Koordinatör atamamalıydı, buradaki belediye başkanıyla çalışmalıydı' diyor. Bu sözü anlıyorum ama önce o milletvekili, kendi mensubu olduğu siyasi partili belediye başkanlarının yönettiği Büyükşehir'i bir incelemeli. 
Henüz düne kadar CHP'li Mustafa Akaydın'ın yönettiği Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin Döşemaaltı'ndaki Koordinasyon Merkezi'nin başında CHP'li bir meclis üyesi Koordinatörlük görevini yürütüyordu. Bugün de MHP'li Manisa Belediyesi, AKP'li bir başkanının yönettiği Akhisar'a, Kırkağaç'a koordinatör atadı. Aynı şey, MHP'li Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı da muhalefet partilere mensup ilçe belediye başkanlarının da yönettiği ilçelere koordinasyon merkezi kurarak, buralara koordinatör atadı. 
Siyaset biraz akıl işi, biraz bilgi ve tecrübe işidir. O nedenle önce iğneyi kendimize batıralım, sonra çuvaldızı başkasına. O nedenle hangi parti olursa olsun, bakan, milletvekili, il ve ilçe başkanları, siyasette konuşmak için konuşmamalı. Önce araştırmalı, incelemeli ve sonra konuşmalı. 
Ancak Antalya Büyükşehir'in, Hükümet Konağı'nda kurduğu Koordinasyon Merkezi'nin yeriyle ilgili yapılacak eleştiri ve tepkilere ben de katılıyorum ama Koordinasyon Merkezi kurulmasına ise karşı değilim. Burada etik olmayan şey, Koordinasyon Merkezi'nin, Hükümet Konağı'nda kurulmasıdır, yoksa o koordinasyon merkezi kurulmuş, oraya iki Alanyalı atanmış, onlar sorun olmamalı. Ama Koordinasyon Merkezi'ne de karşı çıkarken, o açıklamayı kim yapıyorsa, önce aynaya bakmalı, sonra konuşmalı.