Karantina günlerinde bulaşıcı hastalık korkusuyla birbirimizden uzaklaştık, düğünlere,cenazelere,toplu organizasyonlara katılamadık. Aile büyüklerimizi,yaşlıları ziyaret edemedik. Pandemi bitti. Yasaklar bitti ama biz eski alışkanlıklarımıza geri dönemedik ya da dönmek istemedik. Pandemide ki yasaklar bizde kalıcı alışkanlık haline geldi. Belki de işimize böyle geldi artık eskisi gibi değiliz birbirimizden uzaklaştık. Binlerce yıllık Anadolu aile yapısı gelenek, görenek,örf adet, sevgi, saygı, büyüklere hürmet değişti maalesef.
Komşu, akraba, arkadaştan uzak durmak için bize de sanki bir bahane bir pandemi dönemi lazımmış. Aynı binada ikamet edip birbirini tanımayan, sabah kapıda karşılaştığı komşusuna günaydın demekten aciz insanlar olduk. 
Değerli okurlarım sizlere geçtiğimiz hafta sonu ben de hoş sedalar bırakan güzel bir anımdan bahsetmek istiyorum.  Yeğenim Abdurrahman'ın tanışıp mutlu bir yuva kurmak için yola çıktığı müstakbel gelinimiz Rabia'yı istemek aile ile tanışmak  ve söz yüzüğünü takmak için bir minibüs ile 15'e yakın akraba Gebze Dilovası'na hareket ettik. Aslen Ağrı ilimiz Taşlıçay ilçesinden olup yıllar önce ekmeklerinin peşinde buraya göç eden.  Pandeminin kalıcı etkilerinden etkilenmemiş Cengiz Ağabey ve ailesini tanıma fırsatı bulduk. Pandemiden sonra kaybolmaya başlayan o eski günlerdeki özlediğimiz çekirdek Anadolu aile yapısını, misafirperverliğini, saygı ve sevgiyi bizlere tekrar yaşattıkları için çok teşekkür ediyorum. 
İlk defa tanışacağımız bir ailenin evine gidiyoruz. İster istemez nasıl insanlar diye merakla gidiyorsun.  İlk defa görüşmemize rağmen sanki yıllardır tanışıyormuş gibi bizi karşılayan Ağrılı aileye, insan hazinesi dedeleri Hacı Zeki amca, Hacı Kasım Amca, babaları bir şey ister mi diye gözünün içine bakan büyüklere hürmeti görev edinen Abdullah, Muhammet ve Sıraç kardeşlere, dayılara,amcalara gelin kızımızın tüm akrabalarına teşekkür ediyorum. Kalın sağlıcakla...