Alanya’nın pazarları, üreticiyle halkın buluştuğu, turistin şehrin ruhunu canlı canlı gördüğü geçmişten geleceğe uzanan devamlılığı olan ilginç mekânlardır.
Sabahın erken saatlerinde kuyumcu titizliğinde kurulan tezgâhlar, öğleye doğru kalabalıklaşarak oluşan tatlı uğultusuyla şehre canlılık katar. Fakat akşam olup tezgâhlar toplandığında geriye kalan manzara ise bu güzelliği yerle bir etmektedir.
Gelişi güzel bırakılan sebze-meyve artıkları, kullan-at paketler, plastik sandıklar, poşet ve torbalar...
Bu hoşnutsuz görüntü ve olumsuz tablo, yalnızca akşam olunca tezgahları aceleyle toplamanın vermiş olduğu kargaşadan doğan temizlik sorunu olarak görülmemelidir. Bu düpedüz sorumsuzluk ve saygısızlıktır.
Her zaman birçok yerde olduğu gibi; nasıl olsa arkamızdan gelen belediye işçileri temizler rahatlığıyla bırakılan çöpler, aslında o pazarın oluşturduğu heyecan ve güzellikleri yok etmektedir.
Belediye işçileri saatlerce süpürerek, yıkayarak, paket ve artıkları toplayarak hem bedensel hem de makine ve teçhizatlarla uğraşarak bu ihmali telafi etmeye çalışıyorlar. Hem zaman hem de maddi kaynak kaybı… Oysa bu yük pazarcının ve vatandaşın sorumsuzluğundan doğan bir iştir.
Tezgâhını toplayan pazarcı, 5 dakika vakit ayırıp kendi alanını süpürmekten acizse; bu meslek ahlakının değil, düzensizliğin ve yetersiz denetimin göstergesidir. Küçük bir süpürme hareketiyle çöplerini bir köşeye koymak, pazara, şehre, insanın kendisine ve çevresine saygının en basit ölçüsüdür. Bu basit ve kolay zaman almayan işler yapılmadığında ise geriye kalan yalnızca ayıptır.
Alanya gibi çoğunlukla sokak ya da mahalle aralarında kurulan turizm kentindeki bu pazar yerleri, şehrin göstergelerinden birisidir. Buralarda misafirlerimiz pazarın canlılığını gördüklerinde mutlu olur; ama ardından kalan çöpleri gördüklerinde şehrin kimliği zedelenir. İşte bu nedenle ortaya çıkan bu tablo, temizlik belediyenin görevidir bahanesiyle geçiştirilemez. Belediyenin denetimi kadar pazarcının da sorumluluk bilinciyle hareket etmesi şarttır. Gerekirse caydırıcı cezalar uygulanmalı, gerekirse teşvikler verilmelidir. Ama en önemlisi devamlılığın sağlanması için, kültür ve bilinç aşılanmalıdır.
Bu günlükte yazımıza “Alanya’mız için çöplerimizi geride bırakmayalım, ayıbımızı geleceğe taşımayalım’’ diyerek son noktamızı koyalım.
Kalın sağlıcakla…