Her yıl eylül ayının üçüncü haftası içinde kutlanan Ahilik Haftası’nı geride bıraktık. Alanya’da kutlamalar belki çok görkemli olmadı ama bu toprakların kültüründe ahiliğin yeri tartışılmaz.
Ahilik, sadece bir meslek örgütü değil, ahlakın, kardeşliğin, fedakârlığın ve dürüstlüğün hayatın merkezine konulduğu bir düzenin adıydı.
Bugün esnaf odaları ve ticaret birlikleri bu mirası taşımaya çalışıyor. Ama sormak lazım. Acaba Alanya’da esnafımız bu ruhu ne kadar yaşayabiliyor?
Esnafa bir dokunun bin ah işitirsiniz. Turizme dayalı ekonomimiz nedeniyle inişler ve çıkışlar, en çok esnafımızın belini büküyor. Sezonun durgun geçtiği her yıl, dükkânların kepenkleri daha ağır ve zorlanarak kapanıyor.
Üretimden uzak, hizmet sektörüne bağımlı bu düzen, esnafı rüzgârın en ufak esintisinde savurup etkiliyor.
Kredilerle ayakta kalmaya çalışan esnaf, borcu borçla kapatmaya çalışırken nefes alamaz hale geliyor.
Devletin rolü burada büyük ve kritik. Vergi yükleri, SGK primleri, tabela ve reklam harçları, ÇTV, stopajlar vs… Bunların bir kısmında yapılacak indirimler bile esnafa nefes aldıracaktır. Ama burada sadece devleti işaret etmek, her şeyi devletten beklemekte doğrudan öte kolaycılık olur.
Ayrıca dükkan sahipleri de kiralarda düzenlemeye gitmeli, ödeme kolaylıkları sağlamalıdır. İşte Ahilik ruhu tam da burada devreye girmelidir: dayanışma, paylaşma, yükü birlikte taşıma…
İşin aslına bakılırsa özeleştiri yapmamız da şart. Alanya’da esnaf enflasyonu yaşanıyor. Herkes her işi yapabiliyor, yeterince denetim yok, sınırlama yok.
Sonuçta herkes için istese de istemese de kazanç pastası küçülüyor, rekabet artıyor, kalite düşüyor. Bu konuda esnaf tahdidine yani nüfus ve mahalleye göre sınırlamaya gidilmesi elzem.
En önemlisi de eskiden çarşı merkezi ticaretin kalbinin attığı yerdi, şimdi ise şehirde ticaretin kalbi olacak bir merkezimiz yok. Çarşı kültürü dağılmış durumda. Her mahallede, her apartmanın altında bir dükkân açılmış.
Sanayi, turizm ve ticaret iç içe geçmiş. Bu plansızlığa artık dur demek gerekiyor.
Bir diğer sorun ise fiyat ve hizmet farklılıkları. Serbest piyasa elbette önemli ama aynı sokakta aynı ürüne üç farklı fiyat etiketi görmek güven açısından sıkıntılı bir durum. Standartların belirlenmesi, esnafın ortak çıkarına olduğu kadar tüketicinin de hakkıdır.
Ahilik, geleneğinde yer alan “Eline, beline, diline sahip ol” düsturuyla yüzyıllar boyunca Anadolu’da ticaret ayakta kaldı. Bugün Alanya’da esnafımızın yeniden ayağa kalkması için aynı ruha ihtiyacımız var. Devletin desteği, esnafın özverisi, halkın güveni birleşirse bu şehirde ticaret yeniden canlanır.
Ahilik Haftası sadece bir takvim hatırlatması olmamalı, esnafımıza yol gösteren bir pusulanın yaşandığı hafta olmalıdır.
Yazımıza bugünlük de ‘’Alanya’nın ekonomik geleceği ahilikten aldığı köklerle sağlam bir zemine oturur’’ diyerek son noktamızı koyalım.
Kalın sağlıcakla…