Bir insanı tanımak ne kadar mümkün ? Söyledikleri mi, yaptıkları mı fikir verir bize? Yoksa bir başkasından O'nun hakkında duyduklarımız mı?
Siz nasıl tanımaya çalışıyorsunuz bir başkasını?
Nelere dikkat ediyorsunuz? Kıyaslamalar, genellemeler ne kadar etkili değerlendirmelerinizde?
''Seni tanıdığımı sanmıştım, yanılmışım.''
''Beni hayal kırıklığına uğrattın.''
''Senden bunu hiç beklemezdim.''
Eminim bu yazıyı okuyan herkes, bu cümlelerden en az birini hayatında bir defa da olsa kullanmıştır. Belki de daha fazla...
İnsanları tanımak isteriz, tanıdığımıza inanırız; çünkü öyle olmasını isteriz. O kişiyi tanıyor olmak bize güven verecektir, bizi rahatlatacaktır. Bu nedenle fazla detaya inmeden, yüzeysel değerlendirmelerle alelacele karar veririz. Bir an önce güvenmek ya da kestirip atmak isteriz.
Birini tanımaya çalışırken yapılan hataların başında genellemeler geliyor. Yalnızca sosyal ortamda görüp eğlenceli olduğunu düşündüğümüz biri için ''çok eğlenceli biri'' ifadesini kullanıyoruz. Oysa o kişiyi ne romantik ilişkilerinde, ne iş ortamında ne de aile içerisinde gözlemleyebiliyoruz. Kişi iş ortamında başka, sosyal ortamda başka, romantik ilişkilerinde bambaşka olabiliyor. İş yerinde kuralcı olan biri, romantik ilişkilerinde oldukça esnek olabiliyor. Sosyal ortamlarda uygulu, romantik ilişkilerde asi olabiliyor.
Kişi hakkında bir yargıya varmadan önce birden çok ortamda gözlemlemek, tanımaya çalışmak daha gerçekçi sonuçlara ulaşmamızı sağlayacaktır. ''Birini tanımak istiyorsan; tatil, alışveriş, yolculuk. Bu üçünü yapacaksın.'' Çok bilindik bir klişedir ancak güzel noktalara vurgu yapar; tanımak istiyorsan farklı ortamlarda bulun.
Meslek hayatımda, lisans eğitimimden itibaren en sık karşılaştığım şeydir; sosyal ortamda yeni tanıştığım biri, sohbet biraz ilerledikten sonra direkt sorar; ''Sence ben nasıl biriyim? Benim analizimi yaptın değil mi?''
Bilim kurgu filmleri gelir aklıma. Sanki biz ruh sağlığı uzmanlarının gözünde bir çip, çevremizdeki kişileri baştan ayağa süzüp bir sonuç sayfası çıkarıyoruz...
İnsanı tanımak, anlamak bu kadar kolay olsa keşke. Keşke elimizde bir sihirli değneğimiz veya kimin nasıl biri olduğunu gösteren cihazlarımız olsa.
Diyetisyenlerin vücut analizleri gibi bizlerin de ruh sağlığı analizleri yapabilmemiz mümkün olsa. Kan tahlilleriyle kişilik bilgilerine ulaşabilsek.
Ne yazık ki bu mümkün değil, diğer yandan birkaç saatlik gözlemlerle de yargıya varmak sağlıklı değil.
Psikoloji çok soyut ve öznel bir alan, insanın yapısı da bir o kadar farklı ve karmaşık.
Elbette bazı genel bilgiler, standartlar, şemalar mevcut. Ancak söz konusu insansa bir kalıba sokmak doğru değil. Bu etiketlemeden başka bir şey olamaz.
Her insan biricik. Benzer özellikler olsa dahi her insanın yapısı, varoluşu farklı. Tek yumurta ikizlerinde bile bu farklılaşma kanıtlanmışken, geri kalan tüm insanların nasıl farklılaştığını siz düşünün...
İşin garip kısmı insanlar birbirlerinden bu kadar farklıyken ''diğerleri de benim gibi düşünüyor'' şeklinde yanlış algılamamız.
Sanki bizim doğrularımız diğerlerinin de doğruları olmak zorundaymış gibi. Veya bizim gibi olmayanı kabul etmeyişimiz, etiketleyişimiz, ötekileştirişimiz...