Alanya, turizmiyle, tarımıyla, inşaat ve emlak sektöründeki canlılığıyla, spor ve kültürel organizasyonlarıyla, öğrenci kenti olma yolunda ilerleyişiyle ülkece tanınan ve dünyaca bilinen bir şehir.

Hem ülkemizden hem de dünyanın her yerinden, çeşit çeşit insanın yaşadığı bu kent, her geçen gün daha da büyüyor, daha da gelişiyor. Ancak bu gelişimin yanında göz ardı edilen bir ayrıntı var: Bazı esnafın göze hoş gelmeyen tutumu ve temizlik alışkanlıkları.

Dükkan önlerinde içilen sigaraların izmaritleri kaldırıma veya yola, ya da en kötüsü yağmur suyu mazgallarına atılıyor. Oysa mazgalın görevi sadece yağmur suyunu tahliye ederek suyun birikmesini önlemektir, yani izmaritleri yutmak ya da onlara ev sahipliği yapmak değildir.

Hiç fark etmeksizin o izmariti de her gün bir küllüğe bırakabilmek zor olmasa gerek… Hatta bir küllüğün yoksa bile herhangi bir soda şişesi veya bir konserve kutusu işini görecektir. Sonra onlar da dolunca üşenmezsen çöpe atarsın. Bu kadar basit…

Temizlik imandan geldiği gibi, aynı zamanda eğitimden, ahlaktan ve yetişme tarzından gelir. Bunların hiç biriside yoksa o zaman kötü niyetlisindir.
Ayrıca kaldırıma süpürdüğün izmariti ve çöpleri mazgala değil, bir faraşla toplayıp çöp kutusuna atarsan hem hijyen sağlanır hem de görsel kirlilik önlenir.

Şunu hiç unutmamak lazım. Ekmek yenilen çanağa kir düşmez. Ya da ekmek yediğin yere …. Edilmez.
Yani esnaflık, temizlik, disiplin, tertip, düzen ve saygı ister.

Mazgallara atılan her izmarit hem mazgalların tıkanıp su baskınlarına sebebiyet vermesi nedeniyle hem de teknik anlamda belediyenin işini zorlaştırmakta.

En önemlisi de her çer çöp ve izmarit cadde ve sokakları kirletirken buraları kullanan insanların da konfor alanını daraltmakta, aynı zamanda maddi kayıplara yol açmakta...

Çözüm aslında çok basit: Her esnaf kendi kapısının önünü temiz tutmalı, izmarit ve çöpler için küçük bir kapalı kutu edinmeli, süpürdüğünü mazgala değil çöp kutusuna bırakmalı.

Bu küçük adımlar, belediyenin yükünü hafifletecek, sokakların temizliğini koruyacak ve Alanya’nın marka değerine dahada katkı yapacaktır.

Bugünlük de yazımızı “İzmarit küçüktür ama bıraktığı iz büyük olur” diyerek noktalayalım.
Kalın sağlıcakla…