Çocuk sahibi olmak insanı anne ya da baba yapabilir; fakat aynı evin içinde gerçekten bir aile olabilmek, bundan çok daha fazlasını gerektirir.
Çünkü aile olmak yalnızca çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak, iyi okullara göndermek, geleceğini düşünmek ya da onun için fedakârlık yapmak değildir. Aile olmak; eşlerin birbirini unutmadan, çocuğun kendisini güvende ve ait hissedebileceği bir ilişki iklimi oluşturabilmesidir.
Çocuk dünyaya geldiğinde birçok çift farkında olmadan eş olma hâlinden uzaklaşıp yalnızca anne ve baba olmaya başlar. Konuşmalar artık çocuğun yemeği, uykusu, okulu, dersleri ve ihtiyaçları etrafında döner. “Biz nasılız?” sorusunun yerini “Çocuk nasıl?” sorusu alır.
Oysa sağlıklı bir ailede yalnızca çocuk büyütülmez; ilişki de büyütülür.
Çünkü çocuk, aileyi anne ve babasının kendisine yaptıkları üzerinden değil, birbirlerine nasıl davrandıkları üzerinden de öğrenir. Birbirini dinleyen iki yetişkin görüyorsa dinlemeyi, birbirine saygı gösteren iki insan görüyorsa saygıyı, sorun yaşadığında konuşabilen ebeveynler görüyorsa çatışmanın her zaman ayrılık anlamına gelmediğini öğrenir.
Tam tersine, çocuk için her şey yapılırken eşler birbirine yabancılaşıyorsa evin bütün düzeni çocuk merkezli hâle gelebilir. Anne yalnızca “anne”, baba yalnızca “baba” rolüne sıkışabilir. Yıllar sonra çocuk büyüyüp kendi hayatına yöneldiğinde ise iki yetişkin birbirine dönüp şu soruyla karşılaşabilir:
“BİZ NE ZAMAN BİRBİRİMİZİ KAYBETTİK?”
Bu nedenle ebeveynlik, eş olmanın yerine geçmemelidir.
Çocuğun güçlü bir ailede büyümesi için kusursuz anne babalara ihtiyacı yoktur. Birbirine saygı duyabilen, gerektiğinde özür dileyebilen, sınır koyabilen, sevgisini gösterebilen ve sorunlarını çocuğun omuzlarına yüklemeden çözmeye çalışan yetişkinlere ihtiyacı vardır.
Aile olmak biraz da “ben”den “biz”e geçebilmektir. Ama bu “biz”in içinde kimsenin kendisini kaybetmemesi gerekir. Anne kendisini, baba kendisini, eşler birbirlerini unutmamalıdır. Çünkü aile; herkesin yalnızca görevlerini yerine getirdiği bir kurum değil, herkesin kendisini değerli ve ait hissettiği güvenli bir alandır.
Belki de bugün birçok evde yeniden sorulması gereken soru şudur:
Biz sadece aynı evde çocuk büyüten iki ebeveyn miyiz, yoksa birbirini gören, duyan ve birlikte büyüyen bir aile miyiz?
Çünkü ebeveyn olmak bir rol, aile olmak ise her gün yeniden kurulan bir bağdır.