Şu anda Orta Doğuda yaşananların insani açıdan açıklaması çok güç.. Her ne kadar savaşsız bir dünya hayalimiz olsa bile çatışmaların ve savaşların olmadığı bir dönemde yok gibi.. Ülkelerin silaha ayırdıkları bütçeleri daha kaliteli bir yaşam için harcasa diye bir hayalimiz var ancak gerçekler bambaşka..
Almanyada 60.sı düzenlenen ITB Berlin Fuarı Orta Doğuda yaşanan gerilimin gölgesinde sona erdi. Farklı gündemler beklenirken bölgede yaşanan ve nereye ecrileceği kestirilemeyen gelişmeler Turizm sektöründe bir belirsizliğe yol açtı.
Öyleki savaşın başladığı dönemde Ortadoğu’da iş veya tatil amacı ile bulunanların bir kısmı halen geri dönüşlerini gerçekleştiremedi. Ülkelerine dönmeyi başaranlar ise yaşadığı deneyimleri sosyal medya veya ulusal haber kanallarında paylaşmaya başladı. Bu önümüzdeki yaz döneminde seyahat edeceklerde bir tereddüt oluşturmuş gibi görünüyor. Rezervasyon akışının yavaşlaması ve sınırlıda olsa iptallerin yaşanması bunun en büyük göstergesi.
Özellikle Pandemi döneminin etkilerini henüz atlatmaya başlayan sektör için önümüzdeki birkaç hafta çok önemli. Bu dönemde yaşananların hangi yöne gideceği belirleyici olacak. Her ne kadar şu anda Mısır, Ortadoğu ve kısmen Güney Kıbrıs seyahat hareketlerinden en fazla etkilemiş de görülse yaşanan belirsizlik çemberinin genişlemesine yol açabilir.
Ülkemiz ve bölgemiz açısından şu anda görünen misafirlerin rezervasyon yapma konusunda bir süre daha bekleyip duruma göre hareket edeceklerini gösteriyor.
Pandemi dahil bulunduğumuz bölgenin jeopolitik özellikleri sebebiyle sürekli krizlerle baş etmeye çalışan ülkemiz ve özelinde Seyahat sektörü yaşanan sürecidebaşarıyla atlatacaktır. Şu anda yapılması gereken panik yapmadan tüm paydaşlar ve yabancı tur operatörleriyle ortak akılla ederek yıllardır yaşadığımız tecrübelere göre yol haritası çizmektir.
Artık güvenliğin ön plana çıktığı bu dönemde ülkemizin güvenilir bir destinasyon olduğunun altının çizilmesi gerekmektedir. Bunun turizm paydaşlarının yanısırakamu ve yerel yönetimlerinde bu sürece destek açıklamaları ve eylemlerinden geçtiğini unutmamak gerekiyor.
Yıllar içinde her türlü krizi başarı ile atlatmış sektörün bunu da el ele vererek başarıyla atlatacağına inanıyorum.
Sektörün önünde aşılması gereken başka bir eşik daha var…
Yaşanan bu krizin ülkemizi “Teğet” geçmesi dileklerimle..