Sektör olarak zaman zaman dile getirdiğimiz kalifiye çalışan, sorumluluk sahibi çalışan, sorum çözen çalışanların azaldığı yönündeki endişelerimiz.

Ancak bugün Turizmden bahsetmeyeceğim.

Yeni yetişen neslin ve dolayısı ile ülkemizin geleceğini bekleyen daha büyük bir sorunu var.

Bırakın kalifiye eleman bulmayı yakın gelecekte sağlıklı beyinlere sahip gençleri bulamayacağız.

Bu günkü konumuz "nereye gidiyoruz "
Özellikle son 15-20 yıldır sürekli değişen eğitim sistemi...
Teknolojinin sosyal hayatlarımıza etkisi.
Aile, toplum, arkadaşlık kavramlarının erimeye devam etmesi
Toplumsal çürümeyi de beraberinde getiriyor.
Öyle ya ticaret hayatında bile "sözümüz senet"ken..
Şimdilerde hayatımızın hiç bir evresinde göremediğimiz güven kavramı...
Bu çocuklarımızın yetişmesine de yansıyor...
Teknolojiye teslim ettiğimiz bir nesille baş başayız...

Sonuç kan, acı, kayıplar...

Çocuklarımıza ilk öğreteceğimiz şey empati ve saygı iken.
Toplama çıkarmayı öğretiyoruz.
Katıldığım veli toplantılarından hatırlıyorum oğlum/kızım ikinci sınıfa geldi toplamayı bilmiyor serzenişleri hatta öğretmenleri okul yönetimine şikayet eden velileri.
Eskilerde okullarda okul yönetimleri öğrencilerle ilgili gördükleri sıkıntıları velilere aktardıklarında ciddiye alınırlardı. Oysa şimdilerde kimse çocuğuna toz kondurmuyor.

"Velilerin kendini silkelemesi lazım"

İktidarın eğitim politikalarını belirlerken belki geriye gitmesi lazım. Kıymet bilen, kendileri için yapılanların farkında olan, herkesin doktor yada mühendis olması gerekmediğini kavrayan, geçmişiyle barışık bir nesil yetiştirmek için bazen geçmişten örnekler almak aslında geriye değil tam aksine ileriye gitmektir.
Düşünün belli yaşın altındakilere sosyal medyaya erişim zorluğu getiren bir yasayı bile haftalardır tartışıyorlar. Her şeye vakitleri varda ülkenin geleceği ile ilgili böyle bir konuyu geceli gündüzlü çalışıp çıkarmak bu kadar mı zor.

"İktidarın kendini silkemesi lazım"

Birkaç sözümüzde yazılı ve görsel basına olacak. Seksen altı milyonluk bir ülkede haber bültenlerinde sadece siyaset, kazalar ve asayiş olaylarına yer vermek doğrumu...?
Artık yatak odalarına kadar giren kadın programları doğrumu?
Dizlerde sürekli şiddete özendirici konular ele almak doğrumu?
İllaki bunları engellemek için yasa çıkarmak mı gerekiyor?
Reyting her şey mi?
Sizin etik kurallarınız yok mu?

"Yazılı ve görsel medyanın kendini silkelemesi lazım"

Her olaydan sonra olay yerine gidip olayı siyasi malzeme yapmak soruna çözüm değildir. Sürekli bizi başka bildiklerimiz var ama burada söyleyemem demek soruna çözüm değildir. Kendi kapısının önünü temizlemeden olaydan siyasi bir rant sağlama düşüncesi yanlıştır.

"Muhalefetin kendini silkelemesi lazım"

Evet acımız büyük ve hepimiz sorumluyuz...

Hep birlikte hareket etmezsek bundan sonraki dönemlerde daha ciddi sorunlar bizi bekliyor.

Daha kötüsü bu nesil ileride ana-baba olacak ve yeni nesiller yetiştirecek.

Çok geç olmadan "silkeleyelim" kendimizi...