Pek arkadan konuşmayı sevmem ama sanırım bu hafta başında ülkemizde düzenlenen NATO zirvesinin arkasından konuşmaya değer bir iz bıraktığını düşünenlerdenim.
Hangi görüşte olursak olalım yiğidin hakkını yiğide verelim. Belki de bizim en büyük sorunlarımızdan biri bu yapılan iyi bir şeyi eğer yapan kişi düşüncelerini paylaşmadığımız bir kişi ise iyi deme cesaretini gösteremiyoruz.
Her şeyden önce emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler…
Siyasi ve askeri sonuçlarının yanı sıra bu zirve bir şeyi daha gösterdi.
Türkiye gerek devlet destekli olsun gerekse özel sektör olsun böylesi büyük organizasyonları başarıyla yapıyor artık…
2032 yılında ülkemizde yapılacak Avrupa futbol şampiyonası bundan sonraki en önemli sınavlardan biri daha olacak.
Bu ülkemizin Konaklama, ulaşım ve lojistik alanlarında artık belli bir eşiği geçtiği anlamına geliyor.
Tatil, sağlık, spor, toplantı…vb. gibi amacı ne olursa olsun turizm sektörü 1980’lerin sonunda büyük adımlar atmaya başladıktan sonra artık ciddiye alınan bir uğraş alanı haline gelmiştir.
Evet zaman zaman çeşitli sebeplerle inişli çıkışlı grafik izlese de genel olarak bakıldığında hem çeşitlilik hem de gelen kişi sayısında artış göstermiştir.
Belki NATO ve benzeri organizasyonlar katkıları açısından kısa vadeli yararlar getirir ancak gerek tanıtım, gerek ülke imajına sunduğu katlılar açısından uzun vadede etkilerini gösteren etkinliklerdir.
Dünyanın dört bir yanından gelen 2.500’ün üzerinde gazetecinin izlediği bir toplantının ülkenin tanınırlığına olumlu katkı yapması parayla karşılığı olan bir hizmet değildir.
Bu tip toplantı ve organizasyonlar diplomatik başarının yanında nasıl yapabildiğimizi ve kapasitemizi gösteren en önemli alanlardır.
Umuyoruz bunlar daha sık aralıklarla ve sürekli olur…