Orta Doğu’da bölgesel savaşın genişleme riski bugün dünden daha fazla görünüyor. Bu durum enerji piyasalarını doğrudan etkilediği için seyahat hareketleri üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi artırarak devam ettirme riski taşıyor.
Yapılan açıklamalar ve sahadaki gelişmeler Rusya-Ukrayna krizinin NATO ülkeleriyle savaşın NATO ülkeleriyle doğrudan bir askerî çatışmaya dönüşme riskini her zaman barındırıyor. Böyle bir gelişme krizi küresel boyuta taşıyabilme ihtimalini güçlendiriyor. Özellikle Avrupa ülkelerinin son yıllarda askeri harcamalarına büyük bütçeler ayırması önümüzdeki yıllarda yaşanan krizlerin nereye evrilebileceği ile ilgili kuşkularımızı arttırıyor.
Her ne kadar Çin-Tayvan arasında yaşanan gelişmeler bize uzak gibi görünse de büyük güçleri karşı karşıya getirme riski barındırması etkisinin küresel boyutta olacağını gösteriyor.
Bölgesel anlamda yaşanan gelişmeler küresel etkileri açısından ülkemiz için önem taşıyor. Yakından izlenen bu gelişmelerde ülkemizin tüm taraflarla olan ilişkileri de göz önüne alındığında dengeli siyaset izlenmesini zorunluluk haline getiriyor.
Özellikle birçok ülkede yaşanan iç siyasi rekabetteki sertleşmenin ortamı daha kırılgan bir hale getirdiğini unutmamak gerekiyor.
Bu gelişmeler ışığında ekonominin daha kırılgan bir hale geleceği, seyahat hareketlerinin anlık gelişmelere bağlı olarak daha çok inişli çıkışlı grafik çizeceği bir dönemin bizi beklediğini söylemek yanlış olmaz.
Kaynak pazarlarımızdaki siyasi, askeri ve ekonomik gelişmeler bize bunun sürpriz olmayacağını gösteriyor.
Önümüzdeki birkaç yıllık dönemde bu gerilimlerin gölgesinde devam edecek olan seyahat hareketleri için kamu ve özel sektörün planlamalarında konuyu bu açıdan iyi analiz edip oluşabilecek risklere karşı yol haritaları hazırlamaları daha önemli hale geliyor.